2 Nisan Perşembe sabahı saat 08:30'da ve 5 Nisan Pazar akşamı 20:30'da Kendimizle Buluşma ve Şifa Meditasyonu yaptırıyorum. Herkes katılabilir. Ayrıntılar için tıklayın.

Aşağıdaki yazıyı Erdal Demirkıran'ın Dünyanın En Akıllı İnsanından Masallar kitabından aldım. Bu yazı aslında bazen iyilik yaparken, yardım ederken farkında olmadan nasıl kötülük yaptığımızı çok basit bir dille anlatıyor. Bakalım kendinizden bir şeyler bulacak mısınız?

Baba kurt, yavrusunu yalnız yaşamaya alıştırmak için her sabah erkenden avlanmaya gönderiyordu.

İlk gün eli boş döndü yavru kurt. Anne kurt dayanamadı ve ona kendi avını verdi. Akşam oldu. Baba kurt yuvasına geldiğinde, yavrusu annesinin avını kendisi avlamış gibi babasına götürdü. Babası yavrusuyla gurur duydu. Ertesi gün anne kurt, yavrusu "mahcup olmasın" diye diye avını yine yavrusuna verdi... Bu durum yıllarca böyle devam etti. Baba kurt her günün akşamında yavrusuyla gurur duyuyordu.

Gel zaman git zaman anne kurt öldü.

Devamı için kayıt olun...

Yorumlar  

#1
Bana balık verme balık tutmayı öğret yaklaşımının hayvanlar dünyasına uyarlanmış versiyonu.
Bizim toplumumuzda bu duruma çok sık rastlıyoruz.Her istediği önüne hazır halde getirilen çocuğun mücadele ruhu gelişmiyor ve yuvadan ayrıldığı zaman sudan çıkmış balığa dönüyor akabinde de hayatın gerçekleriyle yüzleşip büyük sıkıntılar çekiyor.
Bir annenin ve babanın belki de farkında olmayarak çocuğunu koruma ve kollama güdüsüyle ona yaptıkları en büyük kötülük bu olsa gerek.
Tamer 28 Mart 2011
#2
süpermen türk olsaydı asla süpermen olamazdı
ayhan 7 Temmuz 2013

Yorum yazmak için lütfen üye girişi yapın.

Günlüğümden Son 2 Yazı

  • Sana nasıl yardım edebilirim?

    Yaklaşık 7 sene önce çalıştığım işyerinde kendimi çok sıkışmış hissederken posta kutuma bir mesaj geldi. İçimizdeki Tanrıdan başlığını taşıyan bu mesaj şöyleydi: Pek çok ruh, bu dönemde dünyadaki kargaşa ve karışıklık için bir çözüm arıyor. Bu...

    Devamını oku...

  • Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz?

    Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni...

    Devamını oku...

Yüzleri Gülenler...

Koçluk alanlarHer insanın hayatında bazen üst üste gelen şansız dediğimiz ya da nedenini bir türlü çözemediğimiz ve sürekli neden ben? Niye her şey benim başıma geliyor dediğimiz zamanlar olmuştur. Hani, içinden çıkamadığımız, cevapların da aslında kendimizde olduğu dönemler... İşte ben de belki de kendi hayatım adına en olumsuz, ümitsiz, şansız (ki bu konuda fikrim değişti), umutsuz, hayata karşı o kadar anlamsızlaştığım yani artık başıma ne gelirse gelsin ve herhalde hayat benim için buraya kadar dediğim bir gece Internet`te Hakan Bey`in sitesiyle karşılaştım. Aslında o gece ve sonrasında kafamdaki tüm sorularımda bana yol gösterecek, beni kendime getirecek, tüm bu karmaşayı çözecek en önemlisi beni kendimle yüzleştirecek biri olarak çıktı karşıma...

Üst üste yaşadığım olumsuzluklardı belki de beni bu hale getiren, ayrılıklar, ardından sıkıntılı bir sağlık dönemi geçirmiştim, hayata yeniden tek başına değil bu sefer bir çocukla başlıyordum ve en önemlisi aylardır işsizdim... Daha çocuk yaslarda başladığım iş maratonum, aslında en gerekli dönemde tıkanmıştı ve o kadar çaresizdim ki en ilginç olanı da bunca yıllık iş deneyimim olmasına rağmen sanki etrafımdaki herkes bana iş vermemek için işbirliği yapmış gibiydi... Bana en acı veren de bu olmuştu aslında, herkesi her şeyi tüm gerçeklikleriyle bir kere daha görmüştüm. Hatta herkes gibi şansız, uğursuz ve işe yaramaz hissediyordum o dönemler de, insanlara kızıyordum, hayata, kendime ve nedenlere!!!

Aslında istediğim sanki bir sihirli değnek ve bir anda her şeyi silmek yeniden hayata başlamaktı, işte bu anda Hakan Bey`le daha ilk görüşmemizde aslında her şeyin aynı düşündüğüm gibi değneğin küçük küçük dokunuşlarıyla değişebileceğine inandırdı beni. O kadar sade, emin, kararlı ve gerçekti ki, belki de kendimizin bile kaçtığı tüm gerçekleri yüzüme söylemesi daha ilk günden bir kıvılcım etkisi yaratmıştı bile.. Çalışmalarımız devam ettikçe hayata daha çok bağlanmamı, tüm olumsuzlukları değiştirmenin elimde olduğunu kısacası her şeyin çözümünün aslında kendimizde olduğunu bana o kadar iyi anlattı ki, şu an onun sayesinde hayata dair ne olursa olsun mutlaka bir çözümün olduğunu çok iyi biliyorum..

En önemlisi ve beni en çok etkileyen olay da kendisiyle yaptığımız çalışmalar sırasında bana verdiği bir ev ödeviydi. İstediği önümdeki 5 yılı hayal edip yazmamdı. Başlangıçta insana iç ses "Bunları yazıyorum ama nasılsa olmaz" dese de aslında o kağıda dökülen ya da ağzımızdan çıkan kelimeler, hayallerimiz, hepsi gerçek oluyor.. Benim planım o kadar iddialıydı ki ama aslında olmak istediğim, kendimi görmek istediğim tüm resimleri kağıda döktüm ve çok ama çok kısa bir dönem sonra dediğim gibi sanki sihirli bir değnek gibi yazdığım tüm şeyler gerçekleşmeye başladı.. Bu beni o kadar çok etkiledi ki, belki onları yazarken çok umutsuzdum, çok heyecanlıydım, kararsızdım ama yürekten inanarak yazdığımı biliyorum hatta delice ağlayarak ve beni bu günlere getiren aslında o hep söylenen yürekten İNANMAK ve BAŞARMAK oldu.

Aslında daha birçok şey var Hakan Bey`in enerjisiyle, gerçekten pozitif düşünmesi ve yönlendirmeleriyle hayatımdaki olumsuzlukları değiştiren. Kısa zamanda da olsa benim hayatıma giren en önemli insanlardan biridir. Söylediği her sözün, her örneğin bir anlamı vardır ve mutlaka karşıma çıkmıştır ama şunu unutmamak gerekir ki, biz de her ne olursa olsun hiçbir zaman umudumuzu yitirmeden, yürekten inanarak, doğru ilişki ve iletişimlerle tüm olumsuzlukları kendimizden uzak tutabiliriz.

Hayatımda var olduğun ve bana kattığın tüm değerler için, sabrın, bilgeliğin, öngörülerin, inancın ve en önemlisi iyi bir kalbin olduğu için sana minnettarım...

Yasemin Öztürk, Mağazalar Koordinatörü - Kasım 2009

Devamını oku

Tüm yüzleri gülenler için tıklayın