Aşağıdaki alıştırmaları Louise Hay'in Düşünce Gücüyle Tedavi kitabından aldım. Kırgınlıkları gidermek ve bağışlamak için ideal alıştırmalar. Bu alıştırmalar koçlukla doğrudan ilişkili olmasa da aşağıdaki çalışmalardan ben çok faydalandım. Hepsi, yol alabilmek ve içimizdeki olumsuz duygulardan arınmak için harika birer araç.

Alıştırma: Kırgınlıkları Yok Etmek

Kırgınlıklarımızı yok etmek için daima etkili olmuş eski bir Emmet Fox alıştırması var. Fox sessizce oturmanızı, gözlerinizi kapamanızı, zihninizi ve bedeninizi gevşetmenizi salık veriyor. Sonra da karartılmış bir tiyatroda, küçük bir sahnenin önünde oturduğunuzu zihninizde canlandırın. En çok kırgınlık duyduğunuz kişiyi sahneye koyun. Geçmişte, şu anda, yaşayan veya ölmüş bir kişi olabilir. Bu kişiyi net bir şekilde görebildiğiniz anda, onu istediği şeyleri gerçekleştirmiş, mutluluktan yüzü gülen biri olarak hayal edin.

Devamı için kayıt olun...

Yorumlar  

#1
Sevgili Hakan,birçok insanın hayatına renk katan birbirinden güzel yazılarınız için sizi kutlarım.uzun zamandır yazılarınızı okuyor,ve de çoğu zaman yararlandığımı düşünüyorum.Affetmek konusundaki yazınız,benim yakın zamanda geçmişime yaptığım yolculukla beni yaralayan,bana zarar veren çok yakınım olan insanları affettim dediğim ve hiçbir zaman bana yapılanları ne incitici bir sözle,ne de herhangi bir imayla onlara hiç hissettirmediğim ve onlarla normal ilişkilerimi yaşadığım halde onları hiç affetmediğimi anladım.kendimle yüzleşirken,geçmişte bana yaşattıkları,acıların hala yüreğimin bir köşesinde durduklarını ve bana hala acı verdiklerini gördüm.afettim demek ve hiçbirşey olmamış gibi davranmakla afedilmiyormuş demek.Bu alıştırmayı deneyeceğim.olumlu bir sonuç alırsam sizinle paylaşacağım.
safiye sançar 15 Kasım 2010
#2
Hakan bey çok güzel bir yazı olmuş mutlaka deneyeceğim.Bu arada burada paylaştığınız ther yazıyı okuyorum ve faydası olduğunu düşünüyorum.. Kitabınız var mı ya da yazmayı düşünüyor musunuz?

Şuan ekranımda görünen bir olumlama cümlesi ile bitireyim;
""Ben kendimi her halimle çok seviyorum ve beğeniyorum...""

Sevgilerimle..

Zeynep
zeynep 23 Kasım 2010
#3
Merhaba. İlk denememi eski eşim için bu akşam yapacağım. Daha okurken rahatladığımı hissettim. Sonra sırayla babam ve eski müdürümü de affedersem sanırım bir nebze rahatlayacağımı umuyorum. Desteğiniz için teşekkürler.
IŞIL ÜNAL 21 Ocak 2011
#4
H akan bey affettim demekle olmuyor
FERYAL 2 Şubat 2011
#5
ilk başta yaptığında biraz zorlansanda zamanla alışıyorsun. Bana göre en zoru kendini affetmek. Başkalarını bir şekilde affedebiliyorsun, kendini affetmek daha zoru. Bunu Başardığımızda yolumuz açılıyor zaten. Paylaşımınız için tşk ler
ayşe yılmaz 6 Mart 2011
#6
ben hoşlanmadığım ama aynı ortamda bulunmak zorunda olduğum insanların ifade ve sevmediğim özelliklerini takmıyorum o kişiyi kafamda bir hiç olarak alıyorum ya da delidir ne yapsa yeridir felsefesini uyguluyorum sonuçta kimseya düşüncelerinizle zara veremezsiniz kendiniz dışında sizce doğru bir davranış mı hakan bey cevap veriseniz çok sevinirim iyi günler,
ömer faruk 15 Nisan 2011
#7
hakan bey, henüz 19 yşındayım ve ilgilendiğiniz konularla ben de ilgileniyorum.doğru ve huzurlu bir yaşama kendimi adamak istiyorum...
ömer faruk 15 Nisan 2011
#8
hakan bey, henüz 19 yşındayım ve ilgilendiğiniz konularla ben de ilgileniyorum.doğru ve huzurlu bir yaşama kendimi adamak istiyorum...
ömer faruk 15 Nisan 2011
#9
ayrıca böyle güzel bir site açtığınız ve işlettiğiniz için çok teşekkür ederim sizin gibi insanların varlığı yaşama gerçekten keyif katıyor adı üstünde zestcoaching!!!1 hakan bey,,,
ömer faruk 15 Nisan 2011
#10
Eğer hayatımızı olumsuz düşüncelerle mahvediyorsak olumlu düşünerek de geri alabiriz diye düşünüyorum FERYAL hanım..Hepimiz bu siteyi bularak ilk adımı attık sanırım Zihnimizin gücüne inanmalıyız.. Affetmek gerçekten çok zor ama affederek acılarımızdan üzüntülerimizden kurtulabilme ihtimali bile bana mutluluk veriyor..
en azından denemeliyiz...
Papatya 26 Nisan 2011
#11
PEKİ O SIRITIRKEN KARŞIMDA VE İSTEDİĞİ HERŞEYE SAHİP OLMUŞ RAHATLIĞINI GÖRÜNCE..DAHA DA SİNİR OLMAZMIYIZ?BENİ O KADAR YARALAYIP KANATIP....BİLEMİYORUM
şelale 20 Haziran 2011
#12
Kendini sevmek nasıl bir duygu? nasıl sever insan kendini? başkaları nasıl sevilir biliyorum fakat insan kendini nasıl sever bunu nasıl yapar bilmiyorum.hayata nerden ve nasıl başlayacagımı bilmiyorum bu ümitsizlik neden? içimde koca bi enerji var fakat kullanmasını bilmiyorum yaşamak istediğim hayat bu değil istediğim hayat aslında ne ve nasıl yaşarım onu da bilmjiyorum neden ben böyleyim nasıl değişirim yardımcı olun lütfen hakan bey... sevgiler..
EMEL 9 Temmuz 2011
#13
bi nevi hipnoterapi olmuş..ilk uygulamada etkisini farkeetim..sanırım doğru olan 3 hafta tekrarlamak ;-)
yazılarınız ve öğretileriniz için ben minnettarım..iyi çalışmalar
Ankara,Kübra
Kübra 28 Temmuz 2011
#14
Evet , ihtiyacım olduğu bir anda bu yazıyı okumak çok iyi geldi. Teşekkürü bir borç bildim...
Pınar Özdemir 10 Eylül 2011
#15
denedim ve bunu başka türlü nasıl yapabiliz ki? diye de düşündüm ve sanırım yok..rahatlayacağıma inanmak bile bana iyi geldi.. ve bir rahatlama..teşekkürler...
yine de zaman istiyor...
HACER TÜRK 20 Ocak 2012
#16
gerçekten güzel bir metinn
heb 26 Ocak 2012
#17
Çok etkili çok faydalı bir çalışma oldu.çok teşekkürler Hakan Bey çok güzel bir site başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.
sinem 29 Haziran 2012
#18
çok güzel bisite başarilarinizin devamini dilerm çok begendim
safiye 19 Ocak 2013
#19
Aslında vedalaşmak ve üstünü kapatmak istiyorsam duygularıma karşı dūrūst olmalıyım. Denemeye karar verdiğimde başlamamak çok bahane ürettim. Farkettim ki aslında bizi üzenlerden değil kendimize kızıyoruz ve onları suçlamak bizi çok rahatlatıyor. Ama sonra hep karşımıza çıkıyor en güçsüz anımızda. Her sıkıntımızda başkasını suçluyoruz. Taşımaktansa affetmek ve hayatımızdan ve bize tanıttığı tüketen duygulardan kurtulmaya çalışmak bir başlangıç ve kocaman bir adım. Umarım sonuna gidebilecek kadar cesur olurum.
Fatih Berber 18 Şubat 2013

Yorum yazmak için lütfen üye girişi yapın.

Günlüğümden Son 2 Yazı

  • Sana nasıl yardım edebilirim?

    Yaklaşık 7 sene önce çalıştığım işyerinde kendimi çok sıkışmış hissederken posta kutuma bir mesaj geldi. İçimizdeki Tanrıdan başlığını taşıyan bu mesaj şöyleydi: Pek çok ruh, bu dönemde dünyadaki kargaşa ve karışıklık için bir çözüm arıyor. Bu...

    Devamını oku...

  • Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz?

    Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni...

    Devamını oku...

Yüzleri Gülenler...

Koçluk alanlarÖzgüven eksikliği, kendini hırpalama, acımasızca yargılama, negatiflikleri cımbızla çekme, devamlı şikayet etme hali ve bunların sonucu olarak mutsuz bir ben. İşte tüm bunlar eski beni tanımlayan kelimelerdi. Enerjimi alıp götüren ve daima beni yoran bir hayat. Başkalarının sözünden etkilenen, onların laflarında mutluluğu arayan, yalnız başına adım atmaya korkan, hayır demeyi bilmeyen; her gün neden, niçin sorularını kendime defalarca sorarak geçmişini irdelemekten yorulan, anı yaşayamayan ve geleceğe adım atamayandım.

Hakan Bey'le tanışmamı; tüm kalbimle değişimi isteme inancıma bağlıyorum ve tesadüf olmadığını düşünüyorum. Çünkü o kadar çok istedim ki o sıkıcı, kurallarla çevrili benden kurtulmayı... Aslında kendine haksızlık eden bir benmiş o. Başarılarını görmeyen, her gün karşılaştığı durumlarda olumsuzluk arayan bir benmişim. Çözüm değil sorun odak noktası olan biri ne kadar ilerleyebilir ki? Hakan Bey bana cevabı evetli hayırlı sorular yönelttiğinde yarım saat sorunun cevabı dışında her şeyi anlatan ve etrafını suçlayan biriydim ta ki Hakan Bey'in beni birçok kez "Betül Hanım sorumuz neydi?" diyerek uyarmasına kadar :)

Yeri geldi kızdı haklı olarak, hep kaçtığım gerçekleri yüzüme vurdu, hoşuma gitmeyen yorumlar yaptı ama ben yine o koltukta oturmaya devam ettim çünkü değişmeye kararlıydım! Tüm bunların sonunda tamamen çözüme odaklı, bir durumla karşılaştığında ilk cümlesi "ne yapabilirim?" olan, tümüyle düşünce sistemi değişmiş, kurallarını esneten ve hatta bazılarını çöpe atan :) ve yeni bakış açıları edinmiş bir ben çıkardı ortaya Hakan Bey... İnanın eski beni düşünüyorum da en yakın iki arkadaşım bana nasıl katlanmışlar diyorum :) Beni yakından gözlemleyerek Hakan Bey'le birlikte ilk onlar fark etti bendeki bu kısa süredeki şahane değişimi... Onlara çook teşekkür ediyorum her zaman yanımda oldukları için...

Sonuç olarak her anını farkındalıkla deneyimleyen, sabah kalktığında yüzüne gülücük koyup şükreden, gün içinde sürekli pozitif olan ve daima gülümseyen, geleceğe huzurla bakan, her durumda olumlu yan arayan ve artık şikayet etmeyen biri oldum Hakan Bey sayesinde... Dolayısıyla Hakan Bey'e ne kadar teşekkür etsem biliyorum ki az kalacak. Çünkü hayatımdaki ve düşüncelerimdeki değişimi onun cesaretlendirici desteği olmadan başaramazdım. Bu nedenle her şeyin en güzelini hak eden Hakan Arabacıoğlu'na kısaca söyleyebileceklerim; iyi ki varsınız, iyi ki çalıştık sizinle ve iyi ki hayat sizi çıkardı karşıma...

Betül Doğan, İstanbul - Mayıs 2011

Devamını oku

Tüm yüzleri gülenler için tıklayın