Merhaba

Hakan Arabacıoğlu ve Fatih Muslu 20 - 21 Şubat'ta yeniden SYAL Kariyer Günleri'nde.
SYAL Kariyer Günleri
Sürüden ayrıl!
Hepimiz daha mutlu olmak, yaşamdan daha çok keyif almak istiyoruz. Ancak bazen kendimizi çaresiz hissedip bir şeylerin değişmesinin zor olduğunu da düşünebiliyoruz.
İşte koçluk bu noktada çok işe yarıyor. Çünkü sizin kendinize sormayı akıl etmediğiniz ya da cevaplamaktan kaçtığınız soruları koç size sormaya başladığında, olaylara ve kendinize bakışınız değişmeye başlıyor. Ayrıca o güne kadar hiç duymadığınız ancak işinize çok yarayacak teknikleri koçunuzdan öğrenebiliyorsunuz. Bir danışanımın söylediği gibi, görüşmeden öncesi ile sonrası gece ve gündüz gibi farklı olabiliyor. Çocukluğunuzdan, anneninizin hamilelik döneminden hatta bazen atalarınızdan devraldığınız travmalar kaçınarak yaşamaya devam ettiğiniz için kendi hayatınızı yaşayamamanıza yol açabiliyor. Benim verdiğim koçlukta bunları kolayca fark edebiliyor ve bu korkularınızla yüzleşip yaşama kendiniz olarak devam edebiliyorsunuz. Verdiğim uygulamaları yaptıkça kendinizle olan bağlantınız güçleniyor, anlamlandıramadığınız ve dönüştüremediğiniz mutsuzluğunuz yerini mutluluğa bırakıyor.
En çok duyduğum sorulardan biri şu: Hangi teknikleri kullanıyorsunuz? Çok farklı teknikler biliyorum ancak görüşmelerde özellikle şu tekniği kullanıyorum diyemiyorum. Çünkü; herkesin ihtiyacı, görüşmelere ne kadar hazır olduğu ve koçluk sürecine ne kadar zaman ayırabileceği değişiyor. O yüzden yaptığım çalışmalar tamamen kişiye özel şekilleniyor. Ancak benim görüşmeler ile ilgili kendi amacım, size her görüşmede yepyeni farkındalıklar kazandırmak. Verdiğim uygulamaları ve ödevleri yaptıkça farkındalıklar görüşme sonrasında da devam ediyor.
Peki ben kimim?
Neden koçluk yapıyorum?
Koçluğun bana en çok uyan iş olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum. 10 yıldır bu işi yapıyorum. Ben çocukluktan beri öğretmeyi hep seviyordum. Kardeşimle bebeklerimizi alıp kendi yaptığımız okula götürürdük. Ben orada tahtada ders anlatırken kardeşim 5 yaşında okuma yazmayı öğrendi. Çocukluktan beri her zaman çok soru sorardım hep merak ederdim. Ünüversite son sınıfta sırf farklı insan hikayeleri dinlemek için okula otostopla gidiyordum.
Bana en çok uyan işin ne olduğunu adını hiç bilmeden 1,5 yıl araştırdım. 10 yıldır koçluk yapıyorum.
Neden benden koçluk alabilirsiniz?
10 yıldır koçluk yapıyorum.
3000 saatten fazla koçluk yaptım.
Dünyada 22'den fazla ülkeye, Türkiye'de 27'den fazla şehire koçluk verdim.
15 yaşından 62 yaşına kadar farklı yaşlarda danışanlarım oldu.
Ev hanımlarından öğrencilere, patronlardan ve genel müdürlerden şirket çalışanlarına kadar farklı kişilere koçluk verdim.
Türkiye'de Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun ACC ve PCC ünvanlarını almış ilk kişilerden biriyim.
Kurumsal iş hayatına
Yazının bu noktasına kadar geldiyseniz şimdi yapabilecekleriniz:
İletişim formu aracılığıyla bana bir eposta gönderebilirsiniz.
Seni biraz daha tanımam lazım diyorsanız Hakan Arabacıoğlu sayfasında benle ilgili biraz daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Yıllarca benden koçluk alan Ayşegül'ün görüşmelerden sonra yazdığı yüze yakın yazıyı okumak isterseniz:
Birlikte çalıştığım kişilerin yazdıklarını okumak isterseniz:
Koça gelmeden, kendi kendinize yapabileceğiniz uygulamaları incelemek isterseniz: Hayalinizdeki İlişkiye Ulaşın, Hayalinizdeki İşe Ulaşın
Ancak benim önerim, kararlı olup bana bir mesaj göndermeniz. Atacağınız bir adım sizi yepyeni bir yaşama taşıyabilir. Beni telefonla aramak için iletişim sayfasındaki telefon numarasını da kullanabilirsiniz.
Günlüğümden Son 2 Yazı
-
Sana nasıl yardım edebilirim?
Yaklaşık 7 sene önce çalıştığım işyerinde kendimi çok sıkışmış hissederken posta kutuma bir mesaj geldi. İçimizdeki Tanrıdan başlığını taşıyan bu mesaj şöyleydi: Pek çok ruh, bu dönemde dünyadaki kargaşa ve karışıklık için bir çözüm arıyor. Bu...
-
Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz?
Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni...
Yüzleri Gülenler...
Hayatında bir türlü ilişkileri kıvıramayan, kurban olmayı seçen, kendine acıyan, hayatı ve çevresini suçlayan, zaman zaman pozitif olsa da içinde daima dolmayan bir boşluk olan ve en önemlisi tek başına hep eksik ve yarım hisseden bir insan duruyordu aynanın karşısında. Kendimi bu denli değersiz hissetmemin sonucunda hayatımda yaratığım illüzyonların derinliğini anlamadan acı çekmekle meşguldüm Hakan’ı aramadan. Kendimi kitaplarda bulmaya çalışıyordum. Yine de bir şeyler yolunda gitmiyor, her ne kadar bilgiyi alsam da uygulama kısmında çuvallıyordum. Kendime söylediklerimi dün gibi hatırlıyorum. ‘Sen daha kaliteli bir yaşamı hak ediyorsun, hem de bir dakika bile kaybetmeden. Bunun için ne yapman gerekiyorsa yapacaksın gerekirse ayda bir çift ayakkabı elbise vs eksik alacaksın ya da gece dışarı çıkmayacaksın ve yardım alacaksın.’ Bunun sonucunda tesadüflerle(!) defalarca karşıma çıkan Hakan’ı aradım. Ve yolculuğumuz çok keyifli bir şekilde başlamış oldu. |
||
|
İlk görüşmemizden itibaren hayatım istediğim yönde değişmeye ve şekillenmeye başladı. Çok çabaladım, çok ağladım, zorlandım belki de ama en sonunda öğrendim! Kendimi sevmeyi öğrendim –ki bu tecrübeyi hayattaki hiçbir tecrübeyle değişeceğimi sanmıyorum. Kendimle barıştım. Kendimi kabul ettim. Bunların sonucunda insanları gerçekten sevebilmeyi, onları oldukları gibi kabul edebilmeyi ve gerçekten içten gülümsemeyi öğrendim. Kısacası Hakan’ın yardımı ve kendi seçimlerimle kendi cennetimi yarattım. Ne zamanki egzersizlerimden vazgeçtim o zaman da cehennemimi yarattım. Biliyorum ki tüm güç şu anda. Kendinle barış, kendini sev ve içine dön. Çünkü orada ihtiyacın olan her şey var. Bu güzel yolda bana yol arkadaşlığı yaptığın için, hayatımı değiştirmeme ustalıkla yardım ettiğin için ve sabırla kendimi keşfetmemi beklediğin için... Sana teşekkür ederim Hakan. Sevgiler. Sena Ş., İstanbul - Haziran 2012 |



