Bu bölümde Yaşam Koçluğu desteği alan, hayatlarında değişimi yaratmış ve yorumlarını bizlerle paylaşmak isteyen kişilerin yorumlarını bulacaksınız. Yabancı kişilerin yorumlarının orijinallerini İngilizce sitede bulabilirsiniz.
İçinde bulunduğum durum tam bir karmaşa halindeydi. Ulaşmak istediğim hedeflerim vardı. Onlar için çaba harcıyordum ancak bir türlü istediğim yere gelemiyordum. Bir taraftan da hayatın güzelliklerini kaçırdığımın farkındaydım. Bir oraya bir buraya koşuştururken bir şeylerin yanlış olduğunun, bir şeylerin değiştirilmesi gerektiğinin de farkındaydım. Zaten bu yüzden yıllarca kendimi ve yaşamı anlama çabasıyla birçok kişisel gelişim kitapları okudum. Ne yazık ki bunları hayata geçirme konusunda pek de başarılı olamadım.
İşte bu noktada daha somut bir şeyler yapmak gerektiğini düşündüm ve tesadüfen (hayatta hiçbir şey tesadüf değildir :-) ) internette dolaşırken sitesine rastladığım Hakan Bey`e ulaştım. Daha ilk görüşmemizden itibaren hayata bakış açım, kendimi ve çevremdekileri algılamam, kendimi tanımam, yaptıklarımın ve yapabileceklerimin farkında olmam adına değişimler başladı. Bakış açım değiştikçe çok önem verdiğim şeyler önemini kaybetmeye, daha önce belki de hiç aklıma bile gelmeyen şeyler önem kazanmaya ve hayatımda yer almaya başladı.
Hakan Bey`le çalışmanın en güzel taraflarından biri de bu zaten. Öyle sorularla ya da farklı bir yaklaşım biçimiyle karşılaştım ki daha önce üzerinde hiç düşünmediğim taraftan bakmaya başladım olaylara. Şunu da eklemek istiyorum, bu süreç içinde ben de büyük bir inançla çok çaba gösterdim. Hakan Bey`in verdiği ödevleri hiç aksatmadan gerçekten önem vererek yaptım. Konuştuğumuz konuları hayata geçirmek için somut adımlar atmaktan çekinmedim. Dolayısıyla çok kısa bir zamanda çalışmalarımızın karşılığını görmeye başladım. Hayatta hiçbir şey göründüğü kadar ya da bize öğretildiği gibi zor ve karmaşık değil. Teşekkürler Hakan Bey.
Bu arada teşekkür etmek istediğim bir kişi daha var; eşim… Başta bu tür çalışmaların pek de bir faydası olmadığına inansa da bana inandığı ve destek olduğu için… Bu süreci dışarıdan gözlemleyen bir kişi olarak onun da görüşlerine yer vermek istedim.
Eşim diyor ki :-) Arzu görüşmelere başlamadan önce her şeye yetişmeye çalışan sürekli bir şeyler yapamaya çalışan, tam anlamıyla olayları kontrol altına alamadığında da karamsar ve stres altında biriydi. Artık daha sakin daha olumlu ve kendini daha net ifade edebilen bir kişi haline geldi. Bunun da bizim hayatımıza çok güzel katkıları oldu. Hakan Bey`e ben de teşekkür ediyorum.
Arzu, Manisa - Ocak 2010
Her insanın hayatında bazen üst üste gelen şansız dediğimiz ya da nedenini bir türlü çözemediğimiz ve sürekli neden ben? Niye her şey benim başıma geliyor dediğimiz zamanlar olmuştur. Hani, içinden çıkamadığımız, cevapların da aslında kendimizde olduğu dönemler... İşte ben de belki de kendi hayatım adına en olumsuz, ümitsiz, şansız (ki bu konuda fikrim değişti), umutsuz, hayata karşı o kadar anlamsızlaştığım yani artık başıma ne gelirse gelsin ve herhalde hayat benim için buraya kadar dediğim bir gece Internet`te Hakan Bey`in sitesiyle karşılaştım. Aslında o gece ve sonrasında kafamdaki tüm sorularımda bana yol gösterecek, beni kendime getirecek, tüm bu karmaşayı çözecek en önemlisi beni kendimle yüzleştirecek biri olarak çıktı karşıma...
Üst üste yaşadığım olumsuzluklardı belki de beni bu hale getiren, ayrılıklar, ardından sıkıntılı bir sağlık dönemi geçirmiştim, hayata yeniden tek başına değil bu sefer bir çocukla başlıyordum ve en önemlisi aylardır işsizdim... Daha çocuk yaslarda başladığım iş maratonum, aslında en gerekli dönemde tıkanmıştı ve o kadar çaresizdim ki en ilginç olanı da bunca yıllık iş deneyimim olmasına rağmen sanki etrafımdaki herkes bana iş vermemek için işbirliği yapmış gibiydi... Bana en acı veren de bu olmuştu aslında, herkesi her şeyi tüm gerçeklikleriyle bir kere daha görmüştüm. Hatta herkes gibi şansız, uğursuz ve işe yaramaz hissediyordum o dönemler de, insanlara kızıyordum, hayata, kendime ve nedenlere!!!
Aslında istediğim sanki bir sihirli değnek ve bir anda her şeyi silmek yeniden hayata başlamaktı, işte bu anda Hakan Bey`le daha ilk görüşmemizde aslında her şeyin aynı düşündüğüm gibi değneğin küçük küçük dokunuşlarıyla değişebileceğine inandırdı beni. O kadar sade, emin, kararlı ve gerçekti ki, belki de kendimizin bile kaçtığı tüm gerçekleri yüzüme söylemesi daha ilk günden bir kıvılcım etkisi yaratmıştı bile.. Çalışmalarımız devam ettikçe hayata daha çok bağlanmamı, tüm olumsuzlukları değiştirmenin elimde olduğunu kısacası her şeyin çözümünün aslında kendimizde olduğunu bana o kadar iyi anlattı ki, şu an onun sayesinde hayata dair ne olursa olsun mutlaka bir çözümün olduğunu çok iyi biliyorum..
En önemlisi ve beni en çok etkileyen olay da kendisiyle yaptığımız çalışmalar sırasında bana verdiği bir ev ödeviydi. İstediği önümdeki 5 yılı hayal edip yazmamdı. Başlangıçta insana iç ses "Bunları yazıyorum ama nasılsa olmaz" dese de aslında o kağıda dökülen ya da ağzımızdan çıkan kelimeler, hayallerimiz, hepsi gerçek oluyor.. Benim planım o kadar iddialıydı ki ama aslında olmak istediğim, kendimi görmek istediğim tüm resimleri kağıda döktüm ve çok ama çok kısa bir dönem sonra dediğim gibi sanki sihirli bir değnek gibi yazdığım tüm şeyler gerçekleşmeye başladı.. Bu beni o kadar çok etkiledi ki, belki onları yazarken çok umutsuzdum, çok heyecanlıydım, kararsızdım ama yürekten inanarak yazdığımı biliyorum hatta delice ağlayarak ve beni bu günlere getiren aslında o hep söylenen yürekten İNANMAK ve BAŞARMAK oldu.
Aslında daha birçok şey var Hakan Bey`in enerjisiyle, gerçekten pozitif düşünmesi ve yönlendirmeleriyle hayatımdaki olumsuzlukları değiştiren. Kısa zamanda da olsa benim hayatıma giren en önemli insanlardan biridir. Söylediği her sözün, her örneğin bir anlamı vardır ve mutlaka karşıma çıkmıştır ama şunu unutmamak gerekir ki, biz de her ne olursa olsun hiçbir zaman umudumuzu yitirmeden, yürekten inanarak, doğru ilişki ve iletişimlerle tüm olumsuzlukları kendimizden uzak tutabiliriz.
Hayatımda var olduğun ve bana kattığın tüm değerler için, sabrın, bilgeliğin, öngörülerin, inancın ve en önemlisi iyi bir kalbin olduğu için sana minnettarım...
Yasemin Öztürk, Mağazalar Koordinatörü - Kasım 2009
Hep şanssızdım. İstediklerim oluyordu kimi zaman ama, tam istediğim gibi değil! Zaten çoğu da gerçekleşmiyordu. Herkes ne güzel yaşıyor, her istediğini yapıyordu. Peki ya zavallı ben...
Ama tabii böyle olmanın da çok iyi tarafları vardı. Böylece kaderdaşlarımla(!) karşılıklı kahve içip bol bol şikayetlenip vızıldanma şansımız oluyordu. Zaten konuşacak başka bir şey de yoktu ki!
İşte tam da böyle kaptırmış giderken içimde bir yerde `artık yeter` zilleri çalmaya başladı. Bir çare bulmak lazımdı. Gardırobumun içine tıka basa doldurduğum pantolon, kazak ve ayakkabıların bu konuda bana yardımcı olamayacağına karar verdim ve soluğu Hakan Arabacıoğlu`nun renklerle dolu evinde aldım. Unutmadan belirteyim, içeri girdiğimde ağlamaya çoktan hazırdım. Yaşasın, ne kadar talihsiz olduğumu bu kez beni çok iyi anlayacak birine anlatacaktım ve tabii ki o da beni onaylayacaktı. Tıpkı bugüne kadar herkesin yaptığı gibi...
E tabii ki öyle olmadı. çok şaşırdım, çünkü şimdiye kadar bildiklerim bilmediklerimle çarpışıyor ve ben başka toprakları keşfediyordum. Hem de bu topraklar başkasının değil, benim egemenliğimdeydi.
Kendimi bildim bileli içimde var olan `saçmalama, nereye gidiyorsun` hissiyle bir hayli cebelleşmek zorunda kaldım ve kazandım. Sabah uyandığım andan başlayarak başka bir şeyleri yaşamaya başladım. Üstelik saç rengimi, modelimi, şunu bunu değiştirmeden... Sadece kendim için gerekeni yaparak.
Kendimi ödüllendirmeyi öğrendim ilk olarak (hâlâ Eminönü'ne balık-ekmek yemeğe gitmedim ama olsun). Böylece kutlamanın ve kutlanmanın tadına vardım. Hem de dışarıdan alkış beklemeden... Hayatımın en önemli projesi için harekete geçtim. Bu da sadece birkaç saniye içinde oluverdi.
Hakan Arabacıoğlu ile çalışmaya bana çok iyi geleceğine inanarak başlamıştım doğrusu. Ancak yine de bu derece hızlı olacağını düşünmemiştim. Artık şaşkın değil, mutluyum. Üstelik de sadece kendim olduğum için...
Zeynep Vanlıoğlu, Dergi Editörü - Aralık 2009
Dibe vurmuştum. Kendimi o kadar yalnız, çaresiz, cevapsız hissediyordum ki sanki hayat durmuştu. O güne kadar her şeyin üstesinden tek başına gelen ben artık kendime yardım edemiyordum. Evim, arabam, sevdiğim erkek bir anda ellerimden kayıp gitmişti. Dağ gibi borçlar da cabası… Nasıl oldu anlayamıyordum. Hareket edemiyordum. Sahip olduğum her şeyi kaybettiğimi zannettiğim o günlerde Hakan Bey`le tanıştık.
Onun sayesinde kendimi nasıl bu hale getirdiğimi anlamam çok uzun zaman almadı. Sonuçta her şey benim eserimdi bunu çözmek de bana düşüyordu. Hakan Bey`in yoğun desteğiyle adım atmaya başladım. Bu adımları atacak cesareti bulmak bile benim için mucizeydi.
Çalışmamız sadece 1 ay sürdü ve ben bu bir ayın sonunda sanki yeniden doğmuştum. Çalışmaya başlarken hayattan ne istediğimi bile bilmiyordum. Tek amacım girdiğim bu girdaptan çıkmak, nefes almaktı. Öyle bir çıktım ki hayatımın geri kalanını bile kurtardım diyebilirim. Kim olduğumu keşfetmeye başladıkça ne istediğim konusu da netleşti. Sonra o güne kadar korktuğum, kaçtığım her şeyle yüzleşmeye başladım. Yüzleştikçe cesaretim artıyor, kendime güvenim yerine geliyordu. Bir hedefim vardı artık anlamlı bir amacım vardı. Hakan Bey benimle yürüyüp benim doğruma göre adım atabilmem için cesaret veriyordu. Akıl vermiyordu, yol göstermiyordu. Ben ne istiyorsam onu başarmam için cesaret veriyordu, kendime inanmamı sağlıyordu.
Beni motive eden şeyleri yanıma aldım, dışarıya değil içime odaklandım, hedefime kilitlendim ve yürüdüm. Sadece önüme baktım. Beni zayıflatan her şeyi arkamda bıraktım.
Asla yapamam dediğim o kadar çok şey yaptım ki. Pek çok inancım değişti. Eski işe yaramayan düşüncelerimi, beni güçlendirecek şekilde değiştirmeye başladık. Hakan Bey`den öğrendiğim en önemli şey ise denemeden bir karar vermemem gerektiğiydi. Denemeye karar verdiğimizde de yapıyorduk zaten, olmuyorsa en azından buna cesaret etmeyi başarmış ve bir sonuç çıkarmış ders almış oluyorduk. Böylece geriye sadece bizi güçlendiren şeyler kalıyordu.
İlk somut adımı ortağımdan ayrılarak attım. Ödenmesi gereken borçlarım varken bunu yapmak çok büyük cesaretti benim için. Ama ben kendime inanıyordum. Hakan Bey`in motivasyon tarzı da farklıydı bana gösterdiği tek örnek bendim. Kendinizden güç almanızı sağlayarak motive etmek inanılmaz bir teknik. Ortağımdan ayrılmak hiç de korktuğum gibi olmadı, aksine gelirim 2 ayda 3`e katlandı. 1,5 yıldan önce ödeyemem dediğim borçlarımı Hakan Bey`in para yönetimi eğitimiyle 3 ayda ödedim. Mucize gibi bir şeydi.
Kendimle ilgili de pek çok çözümlemelerde bulundum. Her geçen gün özgüvenim, cesaretim, kendime olan saygım artıyordu. Artık kendimi seviyordum. Her gün başardıklarımı gördükçe kendimle gurur duymaya başladım. Hayatım yoluna girmeye başlamıştı. Artık daha özenli davranmalıydım.
Bu bir aylık çalışmadan öğrendiğim tek şey bu olsa bile ben yeniden başlamayı öğrendim. Ve bir hayatın ne kadar değerli olduğunu… İnsanın isterse kendini hayretler içinde bırakabilecek güce sahip olduğunu... Her gün aslında mucizeler yaşadığımızı...
Hakan Bey`e hayatımın bu en zor anındaki zarif dokunuşu için minnettarım. Işığının bir insanı daha aydınlatmış olduğunu bilmek eminim ne kadar doğru bir iş yaptığını kendisine bir kez daha kanıtlamıştır.
A. K., Satış Danışmanı, Antalya - Kasım 2009
Hakan Arabacıoğlu'nu tanımadan önce; sürekli bir şeyler isteyen kontrolsüzce harekete geçen, istediklerimin gerçekleşme ihtimaline inanmayan biriydim. Dolayısıyla girişimde bulunuyordum ama düşünerek sonunu olumsuz bir sonuca bağlıyordum. Sonuç da farkında olmadan tasarladığım gibi olabiliyordu. Olumsuz... Hayatta olmasını istediklerim vardı fakat belirsizdi. “Olmaz”, “mümkün değil” gibi ön yargılarla olabilecekleri kendi kendime imkansızlaştırıyordum. Böyle olunca da her şeyi isteyen ama sonuçları için uğraşmayan biriydim kendim için. Sonra bir vesileyle Hakan Arabacıoğlu'nu tanıdım. Türkiye'de Koçluk kavramının yavaş yavaş belirdiği günlerde belki de ihtiyaç duyduğum kişi bir hayat koçudur diye düşündüm. Öylesine yazdım, dağınık tablonun düzene girebileceğine inanmayarak. Kim benim için ne yapabilirdi ki? Ne yaparsam ben yapardım kendime. Fakat başarılı insanların bazı güçleri ve bazı bilgileri gizli tuttuklarını ve her birinin de bir hayat koçunun olduğunu biliyordum.
Hakan Arabacıoğlu ile çalışırken: Tembeller çoğu zaman işten kaçarlar, bahaneleri çoktur, nasıl olsa yaparım diye de sahte özgüven geliştirirler. Tembellik etmedim. Çünkü beni yıldırmadan motive eden ve yorulmadan düşüncelerimi disipline etmemi sağlayan hayat koçu ile çalışıyordum. Egzersizleri büyük bir mutlulukla yaptım. Çünkü hepsi benimle ilgiliydi. Dışarıda bir şey aramıyordum. Kendime yönelmemi, içimdeki gücü görmemi sağlayan ve hiçbir şey yapmıyormuş edasıyla aslında bendeki çoğu gücü fark ettiren bir koçla çalışmak beni daha da güçlendiriyordu.
Hakan Arabacıoğlu ile çalıştıktan sonra; hayatımda çok şey artan ivmeyle pozitif yönde değişti. Harekete geçmenin zamanı geldi diye bir cümle hiç geçmedi aklımdan. Çünkü ilk merhabada zaten harekete geçmiş, hedeflerime doğru ilerler olmuştum. Hayat koçu Hakan Arabacıoğlu çalıştığı kişiyi öncelikle iyi tanıyor. Ona güven veriyor ve siz hedefe giderken hiç yorulmuyorsunuz. Sanki her şey kendiliğinden oluyor. Birçok farkındalığı yaşadıktan sonra anladım ki yolumdaki engelleri ben koymuşum. İsteyince yolumu ben açmışım ve ben hedefime doğru ilerler olmuşum. Şimdi istediklerimin nasıl ve ne zaman gerçekleşebileceği konusunda olumlu düşüncelerim var ve bunun için harekete geçtim. İsteklerimin gerçekleştiğini de yaşayarak görüyorum. Birçok şeyi anlatsam mucize mi acaba dersiniz. Rotam belli ve huzurluyum. İyi ki Hakan Bey ile tanıştım ve iyi ki çalıştık. Her şey önceki haline göre çok farklı. Başarı sırlarımı vermek istemediğim için, size hayat koçu Hakan Arabacıoğlu ile tanışmanızı ve bir an önce çalışmaya başlamanızı öneriyorum.
Deniz Özçetin, Genel Müdür, Eğitim Koordinatörü - Ocak 2009
Hayatımdan çok memnun olmadığım ama bunu nasıl ve nerden başlayarak değiştireceğimi bilemediğim bir noktadayken Hakan’la çalışmaya başladım. Hayatımın dağıldığını hissediyordum; maddi sıkıntılar yaşıyordum ve kontrolü elimde tutamıyordum. Bunları kendi başıma kolayca çözebilirmişim gibi geliyordu, sadece her zaman yaptığım gibi kendimle baş başa kalmam, arkadaşlarımla dertleşmem ve çözüm beklemem gerekiyordu. Ama bazen bütün bunların işe yaramadığı bir an geliyor. Çünkü çözümü beklemek yerine çözümü sizin yaratmanız ve bunu bir an önce yapmanız gerekiyor. Bunun için ben hayatıma dışardan bakabilecek ve bunu profesyonelce yaparak hayatımı değiştirmeme yardımcı olacak birine ihtiyaç duydum.
Hakan’la sekiz hafta süren yolumuz böyle başladı ve Hakan gerçekten de beklediğim gibi hayatıma objektif yaklaşarak ve kontrolü tamamen bana bırakarak değişimi başarmama yardımcı oldu. Maddi sıkıntılarım ortadan kalktı, eskiden ulaşmayı bile düşünmediğim rakamlara ulaştım, insanlar ve olaylar beni seçerken BEN insanları ve olayları seçmeye başladım. Kontrolü elime alıp hayatımı inşaya kaldığım yerden devam ettim. Beni aşağı çeken bütün insanları, bütün olayları hatta sigarayı bile bırakıp yoluma devam ettim.
Bütün bunlar olurken Hakan sabırla beni dinledi, takılıp kaldığım bütün düşünce kalıplarını ortaya dökerek yerine yenilerinin gelmesini sağladı. Önceden sadece hayıflanıp hayat güçlüğü olarak gördüğüm şeyleri nasıl kendimin yarattığını ortaya çıkardı. Hiç farkına varmadığım yönlerimi ortaya çıkartarak hedefime adım adım nasıl ulaşacağımı bana gösterdi. Bütün bunları yaparken de benim aktif olup değişimi kendimin başarmasını sağladı ve o çok iyi bir kılavuz olarak benle yürüdü. Hiçbir zaman bana vaaz vermedi doğru-yanlış diye dünyayı ikiye ayırmadı sadece danışmanım oldu.
Bana göre Hakan seans sırasında sadece koçluk yapmıyor, bir kanal gibi işleyerek size gerçekten ihtiyacınız olan bilgiyi veriyor. Ben bu yeteneğini hem doğasına hem de yıllardır şifayla ve meditasyonla uğraşmasına, kendi hayatında da farkındalığa ulaşmış biri olmasına bağlıyorum. Çünkü onu meslektaşlarından ayıran bir taraf var; elinde ne varsa sizle paylaşıyor. Çalışma sonunda hem hayatınızın efendisi oluyorsunuz hem de şifalanıyorsunuz. Unutmayın herkesin her zaman az da olsa yardıma ihtiyacı vardır. Bence kabul edin ve keyfini çıkarın.
H. Ö., Eylül 2008



