Sizi yepyeni bir dünyaya taşıyacak Zest Coaching web sitesine hoş geldiniz!

Adım Hakan Arabacıoğlu. Profesyonel olarak yaşam koçluğu yapıyorum. Benim işim soru sormak. Soru, her şeyden önce geliyor. Sorular düşünceleri, düşünceler eylemleri, eylemler de sonuçları etkiliyor. Yani sorularını değiştiren yaşamını değiştiriyor. İşte benim işim, size hiç sormadığınız soruları sormak ve bunları kendi kendinize sormayı öğretmek.

Bu siteyi de farkındalığını arttırmak ve yeni bir yaşamın kapılarını aralamak isteyenler için hazırladım.

Anketler bölümünde yaşamınızı gözden geçirmenizi sağlayacak anketler var. Üyelere Özel bölümünde kendi kendinize uygulayabileceğiniz egzersizleri içeren yazıları bulabilirsiniz. Ayrıca hayatınızı değiştirecek 50 Güçlü Soru da yine burada.

Sitedeki güncellemelerden haberdar olmak istiyorsanız E-posta listemize de üye olabilirsiniz.

Unutmadan, Zest İngilizce keyif anlamına geliyor. Hepimiz için daha keyifli bir yaşam... Daha keyifli bir yaşama adım atan danışanlarımın yazdıklarını Yüzleri Gülenler bölümünde bulabilirsiniz.

Günlüğümden Son 2 Yazı

  • Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz?

    Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni...

    Devamını oku...

  • Hayalinizdeki işin önünde neler var?

    Geçtiğimiz günlerde keyifle yapacağı işi netleştirmek için bir danışanım geldi. Soru cevaplarla ilerlerken ağzından "Mutluluktan sonra mutsuzluk olur" diye bir cümle çıktı. Mutsuzluğun onun için ne anlama geldiğini sorduğumda da "Sevdiklerimin...

    Devamını oku...

Yüzleri Gülenler...

Koçluk alanlarÖzgüven eksikliği, kendini hırpalama, acımasızca yargılama, negatiflikleri cımbızla çekme, devamlı şikayet etme hali ve bunların sonucu olarak mutsuz bir ben. İşte tüm bunlar eski beni tanımlayan kelimelerdi. Enerjimi alıp götüren ve daima beni yoran bir hayat. Başkalarının sözünden etkilenen, onların laflarında mutluluğu arayan, yalnız başına adım atmaya korkan, hayır demeyi bilmeyen; her gün neden, niçin sorularını kendime defalarca sorarak geçmişini irdelemekten yorulan, anı yaşayamayan ve geleceğe adım atamayandım.

Hakan Bey'le tanışmamı; tüm kalbimle değişimi isteme inancıma bağlıyorum ve tesadüf olmadığını düşünüyorum. Çünkü o kadar çok istedim ki o sıkıcı, kurallarla çevrili benden kurtulmayı... Aslında kendine haksızlık eden bir benmiş o. Başarılarını görmeyen, her gün karşılaştığı durumlarda olumsuzluk arayan bir benmişim. Çözüm değil sorun odak noktası olan biri ne kadar ilerleyebilir ki? Hakan Bey bana cevabı evetli hayırlı sorular yönelttiğinde yarım saat sorunun cevabı dışında her şeyi anlatan ve etrafını suçlayan biriydim ta ki Hakan Bey'in beni birçok kez "Betül Hanım sorumuz neydi?" diyerek uyarmasına kadar :)

Yeri geldi kızdı haklı olarak, hep kaçtığım gerçekleri yüzüme vurdu, hoşuma gitmeyen yorumlar yaptı ama ben yine o koltukta oturmaya devam ettim çünkü değişmeye kararlıydım! Tüm bunların sonunda tamamen çözüme odaklı, bir durumla karşılaştığında ilk cümlesi "ne yapabilirim?" olan, tümüyle düşünce sistemi değişmiş, kurallarını esneten ve hatta bazılarını çöpe atan :) ve yeni bakış açıları edinmiş bir ben çıkardı ortaya Hakan Bey... İnanın eski beni düşünüyorum da en yakın iki arkadaşım bana nasıl katlanmışlar diyorum :) Beni yakından gözlemleyerek Hakan Bey'le birlikte ilk onlar fark etti bendeki bu kısa süredeki şahane değişimi... Onlara çook teşekkür ediyorum her zaman yanımda oldukları için...

Sonuç olarak her anını farkındalıkla deneyimleyen, sabah kalktığında yüzüne gülücük koyup şükreden, gün içinde sürekli pozitif olan ve daima gülümseyen, geleceğe huzurla bakan, her durumda olumlu yan arayan ve artık şikayet etmeyen biri oldum Hakan Bey sayesinde... Dolayısıyla Hakan Bey'e ne kadar teşekkür etsem biliyorum ki az kalacak. Çünkü hayatımdaki ve düşüncelerimdeki değişimi onun cesaretlendirici desteği olmadan başaramazdım. Bu nedenle her şeyin en güzelini hak eden Hakan Arabacıoğlu'na kısaca söyleyebileceklerim; iyi ki varsınız, iyi ki çalıştık sizinle ve iyi ki hayat sizi çıkardı karşıma...

Betül Doğan, İstanbul - Mayıs 2011

Devamını oku

Tüm yüzleri gülenler için tıklayın