Bu bölümden sitemiz üyelerine sunduğum, bakış açınızı değiştirecek ve adım atmanızı sağlayacak ücretsiz içeriğe ulaşabilirsiniz.

Bu bölümde, Hayatınızı değiştirecek 50 güçlü soru dokümanı ve birçok uygulama içeren yazı bulunuyor.

Ayrıca sitemize üye olduğunuzda ayda birkaç kez gönderilen e-postalarla, yeni eklenen yazılardan da haberdar olabileceksiniz.

Sol menüden giriş formuna ulaşabilirsiniz!

Aşağıdaki yazıyı Amerika'nın Aşk Doktoru olan Doc Love'ın kitabından çevirdim. Doc Love, okuyucularından gelen yazıları, tüm gerçekliğiyle analiz edip biraz da dalga geçerek cevaplayan bir köşe yazarı. Bu yazı, bir ilişkiden ne istediğimizi tespit ettikten sonra nasıl hareket edeceğimizi gösteriyor. İlişkiyi yaşarken gözden kaçırdığımız, görmezden geldiğimiz detaylar gelecekte yaşanacak daha büyük sıkıntıların habercisi olabilir diyor. Yazıda anlatılan kadın ve erkeği, erkek ve kadın diye değiştirerek de okuyabilirsiniz.

Bir gün güzel sevgilimin Cherokee’siyle gezintiye gittik. Yirmi dakika sonra lastiğimiz patladı. Bu tabii ki onun hatası değildi. Ancak, yedek lastiği yoktu ve bu onun hatasıydı.

Ertesi gün evindeyken telesekreterini çalıştırdı.  Dişçisi randevuyu atladığı için aramıştı.  Başka bir zaman, parası olduğu halde faturayı ödemediği için elektriği kesildi.  Bunlar onun ne kadar dağınık olduğunu gösteren sadece 3 örnekti. Aylar geçtikçe başka acaip özelliklerini de gördüm. Onun bir evi çekip çevirebileceğini hayal edebiliyor musunuz? Ya da çocuklarınızı büyütebileceğini?

Aşağıdaki yazı da koçlukla doğrudan ilişkili bir yazı değil, ancak bunca yıldır şifacılıkla ilgili aldığım eğitimlerden sonra bunu da siteme koymak istedim. Şifanın nasıl işlediğini bana en basit şekliyle anlatan yazılardan biri. Bu yazı Louise Hay'in Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri kitabının önsözü. Buradan da anlayabileceğiniz gibi gerçek şifa, zihni ve bedeni birlikte arındırdığımız zaman geliyor.

Şimdi size, bir rahatsızlığın, bir hastalığın sadece zihinsel kalıpları (düşünce modellerini) değiştirerek iyileştirilebileceğini nasıl olup da bildiğimi, bunu bilme nedenlerimden birini açıklamak istiyorum.

Birkaç yıl önce dölyolu kanseri olduğum tanısını almıştım. Beş yaşında tecavüze uğramış, ve tüm çocukluğu boyunca hırpalanmış biri olarak dölyolu bölgesinde kanser ortaya çıkarmam hiç de şaşırtıcı değildi. Yıllardır şifacılık konusunda ders veren biri olarak başkalarına öğrettiğim şeyi kendi üzerimde uygulayarak kanıtlama fırsatıyla karşı karşıya olduğumu hemen fark ettim.

Aşağıdaki yazıyı Sandra Anne Taylor'ın Cazibenin Sırları kitabından aldım. Bugüne kadar biriktirdiğiniz öfkeleriniz, üzüntüleriniz, acılarınız sizi yolunuzdan alıkoyar. Biriktirdiğiniz bu enerjiyi boşaltmadan yeniye adım atamazsınız. Bu yazı, etkisini gördüğüm bir yöntem öneriyor: Cümlelerin başını hazır verdiği bir mektup yazmak! Bu mektubu yazıp bitirdikten sonra, yakmanızı da öneriyorum. Aynı kişiye birden fazla da mektup yazabilirsiniz. Koçlukla terapinin alanlarının kesişmediğini her fırsatta dile getiriyorum ancak bunca yıldır aldığım şifacılık eğitiminden sonra aşağıdaki yazıyı siteme eklemeden edemedim.

Acının enerjisiyle yakından bağlantılı şeylerden biri de öfke enerjisidir. Aslında öfke, acı çekme sürecinin doğal parçalarından biridir. Hiçbir şeyine öfkelenmeyeceğiniz bir ilişki yaşamanız mümkün değildir. Aynı şekilde bitirdiğiniz (ya da terk edildiğiniz) bir ilişkinin ardından öfke duymamanız mümkün değildir.

Dışa vurulamamış öfkelerle yaşamak da, dışa vurulamamış acılarla yaşamaya benzer sonuçlar doğurur. Bu öfke içinizde birikir ve sizi değiştirmeye başlar. Duygularınızı, düşüncelerinizi, algılarınızı ve bunların sonucunda da kişisel enerjinizi değiştirir.

Aşağıdaki yazı yıllar önce Internet'te e-posta ile çok dolaşmış bir yazı. E-posta ile gönderilen yazılardan bu bölüme eklememeye özen göstersem de bu yazının aklımızdan geçenleri ve ağzımızdan çıkanları izlemek konusunda bize iyi bir rehber olacağını düşünüyorum.

Sokrates, saygıdeğer bir düşünür olarak Eski Yunan’da hatırı sayılır bir ün yapmıştı. Bir gün bir tanıdık büyük filozofa rastladı ve dedi ki: “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”
“Bir dakika bekle.” diye cevap verdi Sokrates: “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna 3’lü Filtre Testi deniyor.”

“Üçlü Filtre mi?”

“Doğru” diye devam etti Sokrates;

“Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup; söyleyeceğini gözden geçirmek iyi bir fikir olabilir. Bu, ona üç filtre testi dememin sebebi. Birinci filtre Gerçek Filtresi. Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?