Bu bölümden sitemiz üyelerine sunduğum, bakış açınızı değiştirecek ve adım atmanızı sağlayacak ücretsiz içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu bölümde, Hayatınızı değiştirecek 50 güçlü soru dokümanı ve birçok uygulama içeren yazı bulunuyor.
Ayrıca sitemize üye olduğunuzda ayda birkaç kez gönderilen e-postalarla, yeni eklenen yazılardan da haberdar olabileceksiniz.
Barışçıl İletişim, Psikolog Dr. Marshall Rosenberg'in yaklaşık 50 yıldır, dünyanın birçok ülkesinde okullar açarak öğrettiği bir iletişim tekniği. Bu teknik sayesinde, konuşurken duygu ve ihtiyaçlarımı ifade ederek hayatımda neleri değiştirebileceğimi gördüm. İçindeki prensiplerden sadece aklınızda kalanları bile uygulasanız ciddi sonuçlar alacağınızı şimdiden söyleyebilirim. Aşağıdaki yazı Barışçıl İletişim'i çok güzel özetliyor. Çeviri için arkadaşım Seray Okan'a teşekkürler.
Barışçıl İletişim sayesinde şimdiye kadar birçok evlilik kurtarılmış, ebeveynler çocuklarıyla yeniden ilişki kurabilir hale gelmiş, okullar ve enstitüler ise işlevlerini çok daha iyi yerine getirir hale gelmişlerdir. Saldırgan kişilerin öfkeye odaklanmasını ortadan kaldırdığı için tecavüzlerin ve cinayetlerin bile bu sayede engellendiği söylenebilir. Hem Amerika’da bir çok şehirde hem de dünyanın dört bir yanında şimdilerde Barışçıl İletişim çalışma grupları oluşturulmuş durumdadır.
BARIŞÇIL İLETİŞİMİN İLKELERİ
Barışçıl İletişim şu manevi ilkeleri temel alır:
1) Herkes kendi yaşamından sorumludur. Bu, kişinin duygularıyla, sözleriyle ve eylemleriyle ilgili sorumluluğu başkalarına yüklemek yerine kendilerinin üstlenmesi anlamına gelir. Aynı şekilde kişi, başkalarının duygularıyla, düşünceleriyle ya da hareketleriyle ilgili sorumluluğu hiç bir zaman kendi üstüne almamalıdır çünkü bu onun sorumluluğu değildir.
Bir süredir "Hakan Bey, biz sizin kadar şanslı değiliz" diye e-postalar alıyorum. Bu şansı ömrüm boyunca çalışarak yarattığımı, bazı şeyleri -sunulan şey hoş göründüğü anda bile- reddederek içimdeki sesi dinleyen seçimler yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. Internet'te bu konuda araştırma yaparken şans ve şanssızlık üzerine 10 yıldır deneyler yapan psikoloji profesörü Richard Wiseman`ın sitesine rastladım. Aşağıdaki yazının bir kısmı daha önce Türkçe'ye çevrilmiş. Ben de kendisinin sitesindeki etkileyici örnekleri çevirerek yazıya ilaveler yaptım. Özellikle şanssız olduğunu düşünenlerin okumasını öneririm.
Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz? Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor. "10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştugunu merak ediyordum. Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim.
Yüzlerce erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım. Sonuçlar gösterdi ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde etkiliyor.
Aşağıdaki yazıyı ilkokuldayken dedeme ait 1973 yılı baskılı Bütün Dünya dergisinde okumuştum. Olayları iyi ya da kötü diye ayırmak yerine, geleni bir bütün olarak kabul etmeyi ne güzel anlatıyor. Bu yazının; geçmişin tek bir olayında takılıp kalan ve o olayın bütünün içinde nasıl bir yeri doldurduğunu göremeyen herkesin ufkunu açması dileğiyle.
Günün birinde Çinli bir çiftçi ahırının kapısını açık bularak biricik atının yok olduğunu gördü. Onun bu kaybını haber alan dostları az sonra onu teselliye geldiler. "Ah, senin için ne felaket" diye sızlandılar. Ama filozof ruhlu olan Çinli: "Belli olmaz. Belki de böylesi daha hayırlıdır" dedi.
Ertesi gün, kaybolan at, peşi sıra bir kısrak olduğu halde çıkageldi. Çinlinin dostları bu sefer "Bu ne kısmet! Şimdi iki ata sahipsin" diye ona imrendiler. Ama Çinli sadece "Belli olmaz. Belki hiç de hayırlı değildir" dedi.
Aşağıdaki yazıyı Robin Sharma'nın Sen Ölünce Kim Ağlar kitabından aldım. Çok sevdiğim bir egzersizi içeriyor. İnsanın hayatını nereye götürmek istediğine dair de ona güzel bir fikir veriyor. Benim komşularımın çoğu müzisyenlerden oluşuyor :-) Bir de Merve var, komşum olarak hayal ettim, gerçek hayatta arkadaşım oldu.
Kişisel gelişim konusunda yaptığım çalışmalardan bir tanesi de yanı başımda yaşamasını istediğim kişilerin bir listesini yapmaktı. Listemi geçmişten ve günümüzden kadınlarla erkekler oluşturdu. Bunlar zaman zaman bir fincan çay içmek ve beraberce biraz gülmek için kapılarını çalacağım kişilerdi. "İdealinizdeki komşularınızı" listeleme işi işlemi sizi insanlarda en çok saygı duyduğunuz değerlerle ve özelliklerle bağlantıya geçirecektir. Bunu yaptığınızda kendi kişiliğinizi daha yakından keşfedeceksiniz. Bu aynı zamanda hayatınızın 30 dakikasını geçirmek için de oldukça eğlenceli bir yöntemdir.
İşte benim listemdeki kişilerin bazıları:



