Giriş Formu

Üyelere özel içeriğimizden faydalanmak için lütfen giriş yapınız.



  • 5295 kayıtlı aktif üye
Anasayfa Üyelere Özel


Bu bölümden sitemiz üyelerine sunduğum, bakış açınızı değiştirecek ve adım atmanızı sağlayacak ücretsiz içeriğe ulaşabilirsiniz.

Bu bölümde, Hayatınızı değiştirecek 50 güçlü soru dokümanı ve birçok uygulama içeren yazı bulunuyor.

Ayrıca sitemize üye olduğunuzda ayda birkaç kez gönderilen e-postalarla, yeni eklenen yazılardan da haberdar olabileceksiniz.

Giriş ve üyelik formuna ulaşmak için tıklayınız...


İşte aşk böyle gerçekleşir! Yazdır

Aşağıdaki yazıyı Osho'nun Aşık Olmak kitabından aldım. Aşık olamayanlara, hâlâ aradığı ilişkiyi yaşayamayanlara 3 adımlık çok basit bir reçete veriyor. Kitaptan oldukça kısaltarak aldığım bu bölümü sizlerle de paylaşmak istedim.


İlk adım anne babandan kurtulmaktır
. Ve bununla annene babana karşı saygısız ol demek istemiyorum, hayır. Bunu söyleyecek en son kişi benim. Fiziksel anlamda anne babandan kurtulman gerektiğini söylemiyorum, demek istediğim şey, içerideki anne baba seslerinden, içindeki programdan, içindeki kasetlerden kurtulman gerekiyor. Sil onları.

Devamı için kayıt olun...
 
Sorularını değiştir, hayatın değişsin Yazdır
Aşağıdaki yazıyı Marilee Adams`ın Soruların Gücü kitabından aldım. Kitabın özünü anlatan Seçim Haritası`nı da kendisinin web sitesinden indirerek hem Türkçeleştirdim hem de Türkiye`ye uyarladım. Hangi soruları sorarak hayatımızı nereye doğru götürüyoruz, incelediğinizde çok iyi anlayacaksınız. Şemanın iki sayfadan oluştuğunu hatırlatmak isterim. Basıp başucunuza asabilirsiniz.


Seçim HaritasıHiç geriye dönüp, "Şu dakikadan önce yaşamım şöyleydi, ondan sonra böyle oldu" dediğiniz oldu mu? Kendi yaşamımda aynen böyle bir anda, bu kitabın ve Sorularla Düşünmek olarak adlandırdığım araç ve becerilerin tohumları atıldı. Yirmi yıldan uzun bir zaman sonra, o anı hâlâ şükranla hatırlıyorum. O andan esinlenen çalışma, yalnız benim yaşamımı değil, başka bir sürü insanın yaşamını da etkiledi. Yaşam değiştiren o anın hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dün gibi hatırımda. Doktora danışmanımla telefonda görüşüyordum. Çok önem verdiğim bir çalışmayla ilgili görüşlerini bekliyordum. Nefesimi tutmuş, büyük övgüler bekliyordum. Onun yerine danışmanımın "Marilee, bu kabul edilebilir değil" dediğini duydum.

Midem allak bullak oldu. Doğru mu duymuştum? O günlerde, eleştirel yorumlar karşısında gözyaşları içerisinde kalıyordum. Yıllardan beri kendi iç eleştirilerimi susturmaya, kendime karşı daha hoşgörülü olmaya uğraşıyordum. Biraz ilerleme kaydetmiş olmama rağmen elimde çabalarımın işe yaradığını gösteren önemli bir kanıt yoktu. O an, mucizeye benzer bir şey oldu.

Devamı için kayıt olun...
 
Dünya, sen böyle olduğun için bu haldedir Yazdır
Aşağıdaki yazıyı çok sevdiğim kitaplardan biri olan Tanrılar Okulu’ndan aldım. Sorunun hep dışarıda olduğuna kendini ve etrafındakileri ikna etmeye çalışanlara harika bir kaynak. Yüzleşmenin harika bir başlangıcı!


“Alo, ben kimim?”

Gün daha sabahın köründen tırısa kalkmıştı. Samia’daki evin terasında daha şimdiden birçok farklı telefon görüşmesi yapmıştım. Olayların baskısı altında bunalıp içeriklerine göre görüşmelerin heyecanıyla sağa sola emirler verip sesimi yükselttiğim, kızdığım ve hatta birkaç kez kendimi kaybedip öfkelendiğim bu sürede, Dreamer yanı başımda durup beni sessizce seyretti.

Kendilerine her şeyin yüzlerce defa tekrarlanması gereken bir beceriksizler takımını yönetmek gibi nankör bir görevden dolayı böyle didiniyordum. İnsanlar nasıl bu kadar kalın kafalı olabiliyor, çok basit ve net bir talimatı bile nasıl böyle yanlış anlayabiliyorlardı? Arada bir dönüp Dreamer’a bakıyor, sabahtan beri yaptığım yığınla iş nedeniyle bana başıyla vereceği bir destekleme işaretini almak veya bana katıldığını gösteren bir bakışını yakalamak için aranıyordum.

Ben hâlâ uzun bir telefon görüşmesinin son diyaloglarını tamamlamak üzereyken, Dreamer beni şaşkınlığa düşürerek, “Telefonu açtığında ‘Alo, kim o?’ diye değil, ‘Alo, ben kimim?’ diye yanıtlamalısın” dedi. Söylediğini tam anlayamadığımı sandım. Bunları, özellikle önemli bir şey aktaracağı, yani yaptığım her şeyi olduğu gibi bırakıp sözlerine kulak kesilmem gereken zamanlarda hep yaptığı gibi fısıltıyla söylemişti. Hemen hazır ola geçtim. Tek bakışım, Dreamer’ın çoktan acımasız bir yırtıcıya dönüştüğünü anlamama yetti. Bir yandan damarlarıma yüksek dozda adrenalin pompalandığını hissederken, öte yandan omurgamdan aşağı soğuk bir ürperti indi. Toparlayabildiğim tüm sükûnetimle az önce söylediklerini tekrar etmesini istedim; ama sesim büyüyen bir korkuyla çoktan çatlamıştı.

Devamı için kayıt olun...
 
Bağışlama ile ilgili alıştırmalar Yazdır
Aşağıdaki alıştırmaları Louise Hay'in Düşünce Gücüyle Tedavi kitabından aldım. Kırgınlıkları gidermek ve bağışlamak için ideal alıştırmalar. Bu alıştırmalar koçlukla doğrudan ilişkili olmasa da aşağıdaki çalışmalardan ben çok faydalandım. Hepsi, yol alabilmek ve içimizdeki olumsuz duygulardan arınmak için harika birer araç.


Alıştırma: Kırgınlıkları Yok Etmek

Kırgınlıklarımızı yok etmek için daima etkili olmuş eski bir Emmet Fox alıştırması var. Fox sessizce oturmanızı, gözlerinizi kapamanızı, zihninizi ve bedeninizi gevşetmenizi salık veriyor. Sonra da karartılmış bir tiyatroda, küçük bir sahnenin önünde oturduğunuzu zihninizde canlandırın. En çok kırgınlık duyduğunuz kişiyi sahneye koyun. Geçmişte, şu anda, yaşayan veya ölmüş bir kişi olabilir. Bu kişiyi net bir şekilde görebildiğiniz anda, onu istediği şeyleri gerçekleştirmiş, mutluluktan yüzü gülen biri olarak hayal edin.

Devamı için kayıt olun...
 
Para ile ilgili egzersizler 2 Yazdır
Bu yazıyı bir önceki gibi koç Simona Rich'in sitesinden alıp çevirdim. İçinde paraya bakış açınızı değiştirecek, bereketi hayatınıza çekecek kolay uygulanabilir 11 ayrı teknik var. Kolay gelsin!


Para akışınızın neden tıkandığı ile ilgili birçok neden olabilir.

Bu yazıda bereketin size akmasını durduran şeyin ne olduğunu ve artan yüksek miktarlardaki parayı almaya nasıl açık olabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

1. Parayla ilgili engelleyen inançlarınızı tanımlayın
Eğer paranın hayatınıza serbestçe akmasına izin vermiyorsanız, bu her zaman parayla ilgili engelleyen inançlarınız olduğu anlamına gelir.

Bilinçaltınıza ailenizden ve öğretmenlerinizden sıkça tekrar edilmiş kalıpları alırsınız ve böylece bunlar inanca dönüşürler.

Devamı için kayıt olun...
 
Para ile ilgili egzersizler 1 Yazdır
Bu yazı, bugüne kadar para ile ilgili kısıtlayan inançlarımızı keşfetmeniz konusunda karşıma çıkan en iyi yazı. Yazarı, Litvanyalı genç bir koç Simona Rich. Bu kadar kolay anlaşılır ve uygulanır egzersizleri bize sunduğu için kendisine çok teşekkür ederim.


Zengin değilseniz para ile ilgili bazı kısıtlayan inançlar tutuyorsunuz.

Bu yazıda sizlere para ile ilgili inançlarınızı sınamanızı ve paranın serbest akışıyla ilgili sizi nelerin engellediği anlamanız için birkaç önemli yol anlatacağım.

Anlatacağım teori, onu uygulamaya geçirmenizi gerektirecek. Eğer anlatılan adımları dürüstçe uygulamaya koyarsanız sizi zengin olmaktan alıkoyan inançlarınızı ortaya çıkaracaksınız.

Eğer bazı adımlar sizi rahatsız ederse (düşünürken veya yaparken) bu paraya karşı kuvvetli bir direnciniz olduğunu gösterir.

Devamı için kayıt olun...
 
Richard Branson Yazdır
Aşağıdaki yazı dünyanın en zengin adamlarından İngiltere'nin Sir ünvanlı Richard Branson'ın yaşamını anlatıyor. Birçok kişi için engel ya da sorun diye algılanabilecek şeyleri nasıl fırsat olarak görüp hayatına uyarladığını aşağıda okuyabilirsiniz. Yazıyı Fikir Atölyesi web sitesinin sahibi Tunç Kılınç'tan kısaltarak aldım, kendisine çok teşekkür ederim. Hayata daha farklı bakmanızı sağlayacağını düşündüğüm bir yazı...


Ölmeden önce bir gün “Virgin‘in, dünyada en büyük değil ama ‘en çok saygı duyulan’ markası olduğunu görmek” gibi bir iş vizyonunuz olacak. Öldükten sonra ise, kendisi için “hayatı dolu dolu yaşadı ve insanların yaşamlarında fark yarattı” denmesini hedefleyecek bir kişisel vizyonunuz…

“Biz ilk günden beri hayal ediyor ve hayallerimizi gerçekleştirmek için çalışıyoruz” diyen, son 35 yılın bu en vizyoner girişimcisinin adı; Richard Branson. Time dergisine göre 2007 yılında dünyamızı şekillendiren, en etkili 100 kişisinden biri.

Çünkü bazıları “neden” derken o, “neden olmasın” diyenlerden.

Devamı için kayıt olun...
 
İçinizdeki çocuk meditasyonu Yazdır
Aşağıdaki meditasyonu yıllar önce öğretmenim Bilge`den öğrenmiştim ve 1,5 yıl boyunca her 15 günde bir uygulamıştım. Birkaç gün önce Yaşam Koçu Füsun Paşa`nın gönderdiği mektupta karşıma çıktı. Bu meditasyon çok şifalıdır. Denemenizi öneririm.


Kendi içimizdeki çocuğu serbest bırakıp onunla birlikte hareket edersek başkalarının değil onun ne istediğine kulak verirsek bir çocuğu nasıl mutlu edecek bir şey yaptığınızda yüzü gülerse mutlu olursa, sizinde yüzünüz aynı şekilde keyifle gülecektir. Bu gülücük sahte değil içinizdeki çocuğun gülümsemesi, gerçeğiniz, size huzur ve keyif veren bir gülümseme olacaktır. İçimizdeki çocukla buluştuğumuzda kendimiz olma armağanını tekrar elde etmiş olacağız.

Şimdi size bu buluşma için danışanlarıma da uyguladığım küçük bir meditasyon önerebilirim.
İsterseniz bunu bir kayıt cihazına okuyarak kaydedin ve oradan dinleyerek yapın.

Devamı için kayıt olun...
 
İşleri asistanınıza yükleme egzersizi Yazdır
Aşağıdaki yazıyı zaman zaman önerdiğim Aykut Oğut'un Evrenden Torpilim Var kitabından aldım. Bir işi yaparken onu ana hatlarıyla nasıl programlayabileceğinizi, boyunuzu aşan kısımlarını da evrene havale ederek onunla işbirliği içinde nasıl çalışabileceğinizi anlatıyor.


Bu konular üzerinde çalışırken yazıp çizmeyi, yani daha elle tutulur egzersizleri seviyorsanız, işte tam size göre bir tane. Bu egzersizi iki ayrı kaynaktan öğrendim. Hocam Mike Dooley “piramit” şeklinde verir genelde bu egzersizi ve Abraham Hicks doğrudan “işleri asistanınıza” yüklemekten bahseder. Ben de piramitle asistanı birleştirerek veriyorum.

Diyelim olmasını istediğiniz bir hayaliniz var. İlişki, iş, para, öğrenmek istediğiniz bir şey. Her ne ise, ama şu anki imkânlarınızla nasıl altından kalkacağınızı bilmiyorsunuz. Bir şekilde kendinizi KISITLANMIŞ hissediyorsunuz. Hemen işlerin bir kısmını asistanınıza, Evren’e yükleyin.

Bu egzersizle son derece kısa sürede harika sonuçlar elde ettim. Hatta en iyisi size kendi örneğimi verip, uygulamasını öyle göstereyim.

Devamı için kayıt olun...
 
5 sevgi dili Yazdır
30 yılı aşkın bir süredir Evlilik Danışmanlığı yapan Dr. Gary Chapman'ın yazdığı 5 Sevgi Dili adlı kitaptan uzun zamandır alıntı yapmak istiyordum. Bu sefer ben fazla yorum yapmayayım, kitabın arka kapağından aldığım aşağıdaki paragraf, kitabın içinden seçtiğim bölümler ve orijinal siteden çevirdiğim paragraflar konuşsun...


Eğer sevginizi eşinizin anlamadığı bir dilde ifade ediyorsanız, ona sevgi gösterdiğinizi hiç fark etmeyecektir. Sorun iki ayrı dilde konuşmanızdadır. Belki kocanız cesaret verici sözler duymak istiyor ama siz bir akşam yemeği yemenin onu neşelendireceğini düşünüyorsunuz. O kendisini kötü hissetmeye devam ederken siz hayrete düşüyorsunuz. Veya, belki de eşiniz, çocuklardan ve televizyondan uzakta sizinle beraber olmayı çok arzuluyor. Hediye ettiğiniz çiçek de ona değer verdiğinizi anlatmıyor... Beş sevgi diliyle eşinize sevginizi etkili bir şekilde gösterip karşılığında gerçek sevgiyi bulmayı öğreneceksiniz.

Devamı için kayıt olun...
 
Barışçıl iletişim Yazdır
Barışçıl İletişim, Psikolog Dr. Marshall Rosenberg'in yaklaşık 50 yıldır, dünyanın birçok ülkesinde okullar açarak öğrettiği bir iletişim tekniği. Bu teknik sayesinde, konuşurken duygu ve ihtiyaçlarımı ifade ederek hayatımda neleri değiştirebileceğimi gördüm. İçindeki prensiplerden sadece aklınızda kalanları bile uygulasanız ciddi sonuçlar alacağınızı şimdiden söyleyebilirim. Aşağıdaki yazı Barışçıl İletişim'i çok güzel özetliyor. Çeviri için arkadaşım Seray Okan'a teşekkürler.


Barışçıl İletişim sayesinde şimdiye kadar birçok evlilik kurtarılmış, ebeveynler çocuklarıyla yeniden ilişki kurabilir hale gelmiş, okullar ve enstitüler ise işlevlerini çok daha iyi yerine getirir hale gelmişlerdir. Saldırgan kişilerin öfkeye odaklanmasını ortadan kaldırdığı için tecavüzlerin ve cinayetlerin bile bu sayede engellendiği söylenebilir. Hem Amerika’da bir çok şehirde hem de dünyanın dört bir yanında şimdilerde Barışçıl İletişim çalışma grupları oluşturulmuş durumdadır.

BARIŞÇIL İLETİŞİMİN İLKELERİ
Barışçıl İletişim şu manevi ilkeleri temel alır:

1) Herkes kendi yaşamından sorumludur. Bu, kişinin duygularıyla, sözleriyle ve eylemleriyle ilgili sorumluluğu başkalarına yüklemek yerine kendilerinin üstlenmesi anlamına gelir. Aynı şekilde kişi, başkalarının duygularıyla, düşünceleriyle ya da hareketleriyle ilgili sorumluluğu hiç bir zaman kendi üstüne almamalıdır çünkü bu onun sorumluluğu değildir.

Devamı için kayıt olun...
 
Şans faktörü Yazdır
Bir süredir "Hakan Bey, biz sizin kadar şanslı değiliz" diye e-postalar alıyorum. Bu şansı ömrüm boyunca çalışarak yarattığımı, bazı şeyleri -sunulan şey hoş göründüğü anda bile- reddederek içimdeki sesi dinleyen seçimler yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. Internet'te bu konuda araştırma yaparken şans ve şanssızlık üzerine 10 yıldır deneyler yapan psikoloji profesörü Richard Wiseman`ın sitesine rastladım. Aşağıdaki yazının bir kısmı daha önce Türkçe'ye çevrilmiş. Ben de kendisinin sitesindeki etkileyici örnekleri çevirerek yazıya ilaveler yaptım. Özellikle şanssız olduğunu düşünenlerin okumasını öneririm.


Neden bazı insanlar inanılmaz derecede şanslıyken, diğerleri hak ettikleri olanaklara asla sahip olamaz? Bir psikolog, yanıtı bulduğunu söylüyor. "10 yıl önce, şansı araştırmaya başladım. Neden bazı insanların hep doğru zamanda doğru yerde olduğunu, diğerlerinin ise sürekli olarak şanssızlıklarla boğuştugunu merak ediyordum. Ulusal gazetelere ilan vererek kendilerini her zaman şanslı ya da şanssız hisseden insanların benimle temasa geçmelerini rica ettim.

Yüzlerce erkek ve kadın, araştırmam için gönüllü oldu. Yıllar boyunca, onlarla söyleşiler yaptım; yaşamlarını gözlemledim ve deneylere katılmalarını sağladım. Sonuçlar gösterdi ki insanlar, neden şanslı ya da şanssız olduklarını tam olarak bilemeseler de düşünceleri ve davranışları, bu durumu büyük ölçüde etkiliyor.

Devamı için kayıt olun...
 
Bir Çin masalı Yazdır
Aşağıdaki yazıyı ilkokuldayken dedeme ait 1973 yılı baskılı Bütün Dünya dergisinde okumuştum. Olayları iyi ya da kötü diye ayırmak yerine, geleni bir bütün olarak kabul etmeyi ne güzel anlatıyor. Bu yazının; geçmişin tek bir olayında takılıp kalan ve o olayın bütünün içinde nasıl bir yeri doldurduğunu göremeyen herkesin ufkunu açması dileğiyle.


Günün birinde Çinli bir çiftçi ahırının kapısını açık bularak biricik atının yok olduğunu gördü. Onun bu kaybını haber alan dostları az sonra onu teselliye geldiler. "Ah, senin için ne felaket" diye sızlandılar. Ama filozof ruhlu olan Çinli: "Belli olmaz. Belki de böylesi daha hayırlıdır" dedi.

Ertesi gün, kaybolan at, peşi sıra bir kısrak olduğu halde çıkageldi. Çinlinin dostları bu sefer "Bu ne kısmet! Şimdi iki ata sahipsin" diye ona imrendiler. Ama Çinli sadece "Belli olmaz. Belki hiç de hayırlı değildir" dedi.

Devamı için kayıt olun...
 
İdealinizdeki mahalleyi düşünün Yazdır
Aşağıdaki yazıyı Robin Sharma'nın Sen Ölünce Kim Ağlar kitabından aldım. Çok sevdiğim bir egzersizi içeriyor. İnsanın hayatını nereye götürmek istediğine dair de ona güzel bir fikir veriyor. Benim komşularımın çoğu müzisyenlerden oluşuyor :-) Bir de Merve var, komşum olarak hayal ettim, gerçek hayatta arkadaşım oldu.


Kişisel gelişim konusunda yaptığım çalışmalardan bir tanesi de yanı başımda yaşamasını istediğim kişilerin bir listesini yapmaktı. Listemi geçmişten ve günümüzden kadınlarla erkekler oluşturdu. Bunlar zaman zaman bir fincan çay içmek ve beraberce biraz gülmek için kapılarını çalacağım kişilerdi. "İdealinizdeki komşularınızı" listeleme işi işlemi sizi insanlarda en çok saygı duyduğunuz değerlerle ve özelliklerle bağlantıya geçirecektir. Bunu yaptığınızda kendi kişiliğinizi daha yakından keşfedeceksiniz. Bu aynı zamanda hayatınızın 30 dakikasını geçirmek için de oldukça eğlenceli bir yöntemdir.

İşte benim listemdeki kişilerin bazıları:

Devamı için kayıt olun...
 
Taşıdığınız neler var? Yazdır
Aşağıdaki kısa yazı çok sevdiğim yazılardan biri. Geride bıraktığımız halde taşıdığımız şeyleri o kadar güzel özetliyor ki... Bu yazıyı okuduktan sonra bakalım siz neleri taşıdığınızı fark edeceksiniz?


Biri yaşlı, biri genç iki keşiş Japonya'daki tapınaklarına gitmek üzere ormanda çamurlu bir yolda yürüyorlarmış. Çamurlu sularıyla çılgınca akan bir ırmağın kıyısında yardıma muhtaç olduğu her halinden anlaşılan çok güzel bir kadına rastlamışlar. Daha yaşlı olan keşiş, kadının bu halini görerek onu kollarına aldığı gibi karşı kıyıya geçirmiş. Kadın gülümseyerek teşekkür etmiş. Keşişler yollarına devam etmiş.

Devamı için kayıt olun...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 2