9 Ekim - 22 Ekim tarihleri arasında İstanbul'dayım. Yüz yüze görüşmek için bana buradan telefonla veya eposta ile ulaşabilirsiniz

Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım.

Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni mutlu etsin" demek. İlişkide kimsenin sizi mutlu etmek gibi bir görevi yok. Birisinin hep verdiği, diğerinin hep aldığı bir ilişkinin sürebilmesi zaten mümkün değil. Ancak diyelim ki mümkün, o zaman da bakın neler oluyor:

Sizi mutlu etmek için yaşayan kişi bir süre sonra yorulur ve tükenir. Kendisi tükenince artık veremediği için ilişki de biter. O zaman "Bu gitsin sıradaki gelsin" mi diyeceksiniz?

Karşınızdaki kişi sizi mutlu ediyorsa, "size iyi geliyorsa" bu büyük bir tehlike. Mutluluğunuz dışarıya bağlı olacağı için sizi mutlu eden kişiye bağımlı hale geleceksiniz. O giderse mutluluk da gideceği için sizi terk etmesin diye kendiniz olmaktan vazgeçeceksiniz. Yani özgürlüğünüzü verip mutluluk almaya çalışacaksınız ki bu durum da uzun vadede size mutluluk getirmez.

Sevgiliniz size on gün boyunca yüz birim mutluluk verdi. Onbirinci gün herhangi bir nedenle size sadece yetmiş birim mutluluk verebiliyor. Peki o zaman ne olacak? Beni mutlu etmiyor diye onu suçlamaya mı başlayacaksınız?

Benzer benzeri çeker, siz kendi başınıza mutlu olmayı beceremiyorsanız, karşınıza çıkanlar da sizin gibi olacaktır. O zaman ilişkide iki dilenci avuçlarını birbirine açıp "beni mutlu et" diye bekleyecek. İkisinin de avuçları boş kalacak. Çünkü ikisinde de mutluluk yok.

Bu "almaya dönük, dışarıya bağımlı" bakış açısı aslında kendi başına hayatta kalamayacak bir bebeğin dışarıdan beslenmesine benziyor. Yetişkin bir bakış açısı değil. "İlişkim olsun mutlu olayım, sevgilim beni mutlu etsin" gibi bir kandırmacadan kendinizi kurtarın. Siz kendi kendinize mutlu olmayı başaramadıkça dışarıdaki hiçbir şey sizi mutlu edemeyecek.

İlişkinizdeki mutluluk kumbarasını her seferinde boşaltan olmak yerine ben bu kumbaraya nasıl katkıda bulunabilirim diye bakmaya başlayın. Sizden taşan mutluluğun ilişkinizi ve dünyanızı beslemesine izin verin.

Not: "Beni mutlu eden bir iş istiyorum" diyenler de aynı aldatmacanın içindeler. İş sizi mutlu edemez ancak siz mutlu olduğunuz bir işi yaratıp orada çalışabilirsiniz. Bu da emek ister. Mutlu olacağınız işe giden yolda yeni bir adım için tıklayın.

İlgili Yazılar

Yorumlar  

#1
İletilerinizi severek takip ediyorum. Her zaman olduğu gibi yine en ince yerden mesaj veriyorsunuz. Teşekkür ederim.
Hilal TAŞKAN HALULU 12 Eylül 2013
#2
Gercekten harika. Neden mutlulugumuzu hep insanlara bagliyoruz? Esi benzeri olmayan biz, kendimizle mutlu olamayacak kadar gerizekali miyiz?
Derya Mum Turgut 29 Eylül 2014
#3
Mutlu olmak icin en basta Insan kendini sevmeli,kendisiyle barisik olmali.Hayati sevmeli,insanlari ve cevresini sevmeli!
K.... E.... 27 Nisan 2015
#4
Evet iki insanın birbirini mutlu etmesi gibi bir gerçek var. Bu sevgili olsun, eş olsun, arkadaş olsun her daim geçerli. Ben kendimi mutlu etmesini bilen mutluluğu içinden gelen bir insanım fakat bu konu ile iki kişinin bir birinden zevk alması, paylaşımların getirdiği mutluluk farklı şeyler. Eğer eşim, sevgilim, arkadaşım olarak seçtiğim kişiler ile birlikteyken zevk almıyorsam, eylemlerimiz birbirimize bir neşe, mutluluk, paylaşım vermiyorsa bu tür ilişkilerin devam etmemesi doğrudur. Diğer taraftan konu sürekli mutsuz ve istekleri bitmeyen birini mutlu etmeye çalışmak ise zaten bu tür kişiler psikolojik olarak yardım alması gereken hayat ile bağlantılarında sorun olan kişilerdir.
Didem Dinçman 5 Ekim 2016
Yorum ekle

Okuduğunuz yazıyı beğendiyseniz, uygulamaları da içeren üyelere özel yazıları okuyabilmek ve sitedeki güncellemelerden haberdar olmak için üye olabilirsiniz.