19 Mayıs`ta içimizdeki çocuk meditasyonu. Katılmak için tıklayın.

Giriş Formu

Üyelere özel içeriğimizden faydalanmak için lütfen giriş yapınız.

  • 5997 kayıtlı aktif üye

İyi çocuk olmayı bırakın

Geçen gün bir türlü adım atamayan bir danışanımla konuşuyordum. O adımı atarsa sevdiği kişileri üzmekten korktuğunu söyledi. Onlar üzülünce de o üzülüyormuş, yani üzülmekten korkuyormuş.

Gelin aşağıdaki iki cümlenin içindeki muazzam çelişkiye birlikte bakalım:

Üzmekten korkuyorum, (çünkü)
Üzülmekten korkuyorum.

Yani:

Üzmekten korkuyorum = Başkalarının hissettiklerinden ben sorumluyum.
Üzülmekten korkuyorum = Kendi hissettiklerimden ben sorumlu değilim.

Kendini hissettiklerinden sorumlu tutmayan bir kişi, başkalarının hissettiklerinden sorumlu olabilir mi?

Şöyle bir örnek vereyim: Aynı şakayı üç ayrı kişiye yaparsınız, birisi aldırmaz, birisi çok güler, birisi de kızar. Onların hissettiklerinden siz sorumluysanız, neden hepsi farklı tepkiler veriyor?

Psikolog Marshall Rosenberg diyor ki: Bize iyi çocuk, iyi anne ve baba olmak öğretildi. Eğer bu iyi şeylerden biri olacaksak, o zaman depresyonda olmaya da alışmamız lazım. Depresyon "iyi" olmanın ödülüdür.

"İyi" olmak için "Aman üzmeyeyim, kırmayayım, aman tatsızlık çıkmasın" derken duygularını içinde hapseden ve bu yüzden de hem duygusal hem de fiziksel olarak şişen birçok insan tanıyorum. İyi insan olmak için kendini feda ediyor. Bunu yaptıkça da kendinden kopuyor. Gerçek olanı unutup sahte olana alışıyor.

Başkalarını üzemezsiniz. Onlar üzülmeyi seçmediği sürece onları üzmeniz imkansız. Sizin içinizde olup biten bir şeyden de başkası sorumlu olamaz. Artık hissettiklerinizin sorumluluğunu alma zamanı. İyi çocuk olmaktan vazgeçip kendiniz olma zamanı!

Hissettiklerinizle tanışmak, kendinizle yeniden bağlantıya geçmek, kendinizi açıkça ifade edebilmek için Barışçıl İletişim anketinden faydalanabilirsiniz.

Yorumlar  

0
#1
hakan bey bu bi huy bi alışkanlık 40 yıl sonra bile değişebilirmi
ZEYNEP 26 Temmuz 2011
0
#2
tsk ederım ne kadar dogru ve gercek ama ınsanlarımız sahte yalan dosylugu sevıyor kesk herkez ıcınden geldıgı gıbı yasayıp ıcındekını ıfade edebılse herzamankı gıbı guzel bır konu terbrıl ederım basarınız devam etsın dılınıze saglıkk sevgıler
SİMAL BALAMUT 26 Temmuz 2011
0
#3
Mutlu etmek istiyorsanız önce siz mutlu olmalısınız.Siz kendinizi nasıl görüyorsanız , sizide öyle görürler.kendin izi hiç bir şeye ve kimseye adamayın.kıymet iniz bilinmez hep daha fazlası beklenir.Siz kendinizi sevdiğinizde , iyi güzel akıllı bulduğunuzda sizi severler , güzel ve akıllı olduğunuzu farkederler.yan i değişim içerden başlıyor.
Neslihan Erol 26 Temmuz 2011
0
#4
Düşündüklerimiz i söylemedikçe bişey olmaz sanıyoruz.Etkil enmeyiz sanıyoruz. Bu yüzden bastırıyoruz. Oysa korkularla beslenmesi için ve büyümesi için zaman tanıyoruz ona.Yazının sonundaki anket gerçekten görmek istemediğimiz gerçeklerle yüzleşmeyi sağlıyor. Ben denedim. İfade etme gücünü arttırıyor. Yüzleşmeyi sağlıyor.İyi iş çıkarmışsınız. Dediğiniz kadar işe yarar olmuş. Farkındalık durumunu arttırıyor. Galiba farkındalık arttıkça da sorunlar, "devasa sorun" olmaktan çıkıyor.
Sema YILMAZ 26 Temmuz 2011
0
#5
Sizden öğrendiğim en akla uygun şey bu oldu, baskalarinin duygularini birakip kendiminkilere odaklaninca hayatımın bu kadar hafifleyecegini ummazdim, adım adım ilerliyorum. Kattiklariniz icin hep teşekkür ediyorum.
derya utku 27 Temmuz 2011
0
#6
Yaşadıklarınızı tercihleriniz belirler.Tercih lerinizin sorumluluğunu almaya hazır olduğunuz zaman yaşadıklarınız sorun olmaktan çıkar bu birçoğu için yapılması zor bir iştir ama bir kere farkındalık kazandığınız zaman ne kendinizi ne başkalarını suçlamazsınız artık.Mazret üretmeye çalışmak yerine çözüme odaklanırsınız yaşadıklarınızı önce özümser kabullenir ve ileriye gitmek için varolan potansiyelinizi yaratıcılığınız ı kullanırsınız sorgularsınız.. .
Emir Dilara ÜÇÜNCÜOĞLU 27 Temmuz 2011
0
#7
haklısınız hakan bey. ben de öyle bir insandım. Ama baktım karşımdaki insanlar mutlu mesut hayatlarına devam ederken , ben üzüntü mutsuzluk içerisindeyim , olmayacak bu böyle dedim. Şimdi karşımdaki insanların çoğu verdiğim tepkilere üzülmüyorlar, ya da üzülen olsa bile haklıysam eğer takmıyorum. Bu şekilde çok mutluyum. Dediğiniz gibi artık duygularımı içime hapsetmiyorum. Değişmek Güzel :D
fatma 28 Temmuz 2011
0
#8
bu yazı tam benlik olmuş,beni ifade ediyo...çok teşekkür ederim bu yazı tamda bugün çok işime yaradı
sibel 28 Temmuz 2011
0
#9
Hakan Bey bir şey sormak istiyorum.kendi hissettiklerimi zi her zaman ön planda mı tutmalıyız.bu konuda aklım çok karışıyor.ilişk ilrde sorun varsa hep kendi hislerimizi mi düşünmeliyiz ve yine aklım karışıo böyle yaparsam sanki karşı tarafın hislerini umursamaz hale gelicem diye korkuyorum.burd a da bir çelişki mi var.yardım lütfen..
Çiğdem 9 Ağustos 2011