Hiç durup dururken vücudunuza ne istediğini sordunuz mu? Ben bunu uzun zamandır sıklıkla yapıyorum. Hayatımda bir dönem çok katı detoks diyetleri uyguladım. Yenmesi gerekenler ve yenmemesi gerekenler vardı. Belki vücudu temizlemek için bu yapılabilir ancak ben hep böyle yaşamaya başlamıştım.
Hava karardıktan sonra hiçbir şey yemiyordum. Adını hayatınızda duymadığınız otları kaynatıp içiyor ve bir yığın besin takviyesi hapı alıyordum. Bütün bunların içinde gözden kaçırdığım şeyi şimdi fark ediyorum. Bunları yaparken vücuduma gerçekten neyi istediğini hiç sormamıştım.
Geçen gün vücuduma ne istediğini sorunca gözümün önüne simit peynir geldi. Simiti alıp bol peynir çeşidinin olduğu bir markete gittim. Hayalimde canlanan tuzsuz, sertçe beyaz peyniri peynir çeşitlerinin arasında aramaya başladım. Elime daha önce hiç adını duymadığım çerkez peynirini alınca, içimde onu almam için kuvvetli bir istek oluştu. Aklımı devreye sokmadan o peyniri aldım ve çıktım. Deniz kenarında peyniri açıp yerken anladım ki tam hayalimdeki peyniri seçmiştim. Üstelik de ne olduğunu bile bilmeden.
Bazı danışanlarım kilo vermek hedefiyle bana geldiğinde, hangi duyguları daha yoğunken yeme isteklerinin arttığını izlemelerini öneriyorum. Çünkü alınan kiloların bir kısmı, duygusal açlığı yiyecekle doyurmaya çalışmaktan kaynaklanıyor. Vücudun gerçekten neye ihtiyacının olduğuna bakmadan yedikçe vücut da şişmeye devam ediyor.
Belki bugün, vücudunuzla konuşmaya başlamanın zamanıdır...