9 Ekim - 22 Ekim tarihleri arasında İstanbul'dayım. Yüz yüze görüşmek için bana buradan telefonla veya eposta ile ulaşabilirsiniz

İçinden yetiştiğimiz sistem bize kendimiz olmayı öğretmiyor. "Ben ne istiyorum? Bu hayatta beni en çok ne mutlu eder?" gibi soruları kendisine soran çok az. Hayallerimiz bile ele geçirilmiş. Zengin olduğunda çoğu erkeğin hayali kırmızı bir Ferrari ya da Porsche sahibi olmak... Başka bir şey düşünemiyoruz bile. Kendi hayallerimizi ortaya çıkaramadığımızda, yeteneklerimizi keşfedip kullanmaya başlamadığımızda, attığımız her adım boş bir farklılaşma çabası olarak kalıyor. Aslında hepimiz farklıyız, ancak bunu keşfedemeyenler hâlâ farklı olmaya çabalayıp aynılaşıyor. İçimizdeki potansiyeli ortaya çıkarabilecek soruları sormaya başladığımızda zaten farkımız da görünecek.

Yıllardır kahveyi yudumlarken keyif, otomobil alırken konfor satın aldığımızı sanıyoruz. Çünkü böyle söylendi bize. Buna kananlar kahveye içecek, otomobile taşıt olmaktan daha fazla anlam yüklediler farkında olmadan.

Çok azımız kendisindeki güzelliklerin farkına varmaya çalıştı. Bu zahmete girmeyenler x markası giydiğinde güzel olacağı yalanına sığındı. Birileri ben senden daha güzelim diyebilmek için gitti 2 tane aldı. Kalabalığın içindeki yalnızlığını "bakın ben de sizdenim" diyebileceği sembollerle unutmaya ve unutturmaya çalıştı. O çantadan aldı, o gözlüğü taktı...

Duygusal açlığımızı çantalarla, gözlüklerle, otomobillerle doyurmaya kalktıkça, sokaklar birbirinin aynı insanlarla doldu.

Kendimizi olduğumuz gibi sevebilseydik, kıyafetimizle değil varlığımızla konuşabilirdik. O zaman biz de farklı olurduk, dünya da...

Bu yazı 13.11.2009 tarihli Habertürk gazetesinde yayınlandı.

İlgili Yazılar

Yorumlar  

#1
Büyük bir yayın organında çıkan yazılarınız için sizi tebrik ederim. Başarılarınız daim olsun. Sevgilerimle.
erkan tekin 16 Kasım 2009
#2
Evet etraf birbirine benzeyen insanlarla dolu bizler aslında birbirimizin aynısı olduk alalade birinin bile bu hayattan ne istediğini bile tahmin eder hale geldik çünkü bizler bunlara inandırıldık.
Teşekkürler Hakan bey yazılarınız için, burada huzur buluyorum.
ebru 20 Kasım 2009
#3
bir topluma ait olma duygusu bu.bazen sırf birileri tarafından kabul edilmek için kendimizden ve inançlarımızdan ödün veriyoruz
gülşen 4 Ocak 2010
#4
Gerçekten heryer birbirinin aynı insanlarla dolu,insanlarla muhabbet etmek bile istemiyorum,artık kişilerin aynı olmasından dolayı ne söyleyebileceğini,neler anlatabileceğini tahmin edebiliyorum.Farklı düşünceye sahip bir insan gördüğümde ise merakla ve ilgiyle o kişiyi gözlemliyorum, bu hoşlanmayacağım bir kişilik olsa bile...Elimden geldiğince doğal olmaya çalışıyorum ve bunun bana kısa vadede kazandırmasada uzun vadede kazandırdığını biliyorum ve bu yüzden huzurluyum...
Engin 14 Mart 2010
#5
Süper bir anlatım ve analiz tebrik ederim. Derya
Derya 14 Aralık 2012
#6
Ben aynı değilim Hakan Bey,aynı olmadığımdan dolayı tepki alıyorum.Rahatsız edilyorum,sonucunda üzülüyorum.Ne tavsiye edersiniz?
nalan 28 Ocak 2013
Yorum ekle

Okuduğunuz yazıyı beğendiyseniz, uygulamaları da içeren üyelere özel yazıları okuyabilmek ve sitedeki güncellemelerden haberdar olmak için üye olabilirsiniz.